Haber Detayı
03 Kasım 2017 - Cuma 06:44
 
Akıncı: Objektif kriterlere uygun değil
Eğitim Bir Sen 2 Nolu Şube Başkanı Abdulvahap Akıncı YÖK’ün üniversitelerden doçentlik süreciyle ilgili görüş istediğini belirterek, “Şu an yürürlükte olan doçentlik değerlendirme sistemi hiçbir şekilde evrensel ve objektif kriterlere uygun değildir. Tam aksine keyfi değerlendirmeye olabildiğince müsaittir” dedi
KOCAELİ Haberi
Akıncı: Objektif kriterlere uygun değil

Eğitim Bir Sen 2 Nolu Şube Başkanı Abdulvahap Akıncı basın açıklamasında, “Biz, akademik yükseltme sisteminin evrensel olarak kabul gören nesnel ve ölçülebilir kriterlere bağlayan bir sistem haline dönüştürülmesini talep ediyoruz. Şu an yürürlükte olan doçentlik değerlendirme sistemi hiçbir şekilde evrensel ve objektif kriterlere uygun değildir. Tam aksine keyfi değerlendirmeye olabildiğince müsaittir. Uygulamadaki sistemde doçentlik sınavı iki aşamalı olarak Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından eser incelemesi ve sözlü sınav şeklinde yapılmaktadır. Sınavdaki en temel sorun, değerlendirmeyi yapan bazı jüri üyelerinin sınavın her iki aşamasında da öznel ve hatta ideolojik yaklaşımda bulunmalarıdır” dedi. 

DAVALAR UZUN SÜRMEKTE
“Bu durumun doğal sonucu olarak birçok akademisyen mağdur olmakta ve her yıl çok sayıda aday ÜAK aleyhine dava açmaktadır” diyen Akıncı sözlerini, “Maalesef bu davalar uzun sürmekte ve akademisyenlerin uzun süreli stres yaşamalarına sebebiyet vermektedir. Doçentlik sistemine dönük YÖK tarafından yapılan açıklamadan, iki aşamalı sisteme son verilmek istendiği anlaşılmaktadır. YÖK tarafından başlatılan çalışmaya katkı sağlamak amacıyla ortaya koyduğumuz teklifi şu şekilde özetlemek mümkün: Doçentlik unvanının şimdiye kadar olduğu gibi ÜAK tarafından merkezi olarak verilmelidir. Unvan verildiği andan itibaren kullanılabilmelidir. ÜAK tarafından yapılan eser incelemesi aşamasında başarılı bulunan adaya, başka bir işleme ve uygulamaya gerek kalmaksızın “doçent” unvanı verilmelidir” şeklinde sürdürdü. 

“DOÇENT OLARAK ATANABİLMELİDİR”
Eser inceleme aşamasında gerekli kalifiyeye sahip adayların doçentlik unvanını alabilmesi için, asgari yayın kriterlerinin nitelik gözetilerek değerlendirilmesi  gerektiğinin altını çizen Akıncı, “Eser incelemesinin daha kapsamlı ve çok boyutlu yapılması yerinde olacaktır. Yükseköğretim kurumlarında sıklıkla karşımıza çıkan “araştırma görevlisi kadrosunda doçent” veyahut “yardımcı doçent kadrosunda doçent” gibi, akademik unvana sahip olduğu halde akademik unvanına denk bir kadro alamayan öğretim elemanlarının sorunları için çözüm bulunmalıdır. Bu çerçevede, bir üniversitede çalışan bir yardımcı doçent, doçentlik unvanı aldıktan sonra, başka bir işleme gerek kalmaksızın bulunduğu üniversitede doçent olarak atanabilmelidir” şeklinde konuştu. 

“KARARA BAĞLANMALIDIR”
Akıncı basın açıklamasında, “Benzer şekilde, araştırma görevlisi kadrosunda bulunan doçent unvanlı öğretim elemanları da, doçent unvanı almalarını müteakip, doçent unvanlı kadro için öngörülen mali ve diğer haklara denk haklardan faydalanabilmelidirler. Gerek eser incelemesi için ÜAK tarafından oluşturulan jürinin gerekse akademik atamalar için üniversitelerin oluşturacağı jürinin yapacağı değerlendirmeler nesnel ve şeffaf olmalıdır. Bu çerçevede, akademik yükselmeleri karara bağlayacak kurul ve/veya jüriler yönünden somut ve ölçülebilir kriterler konulması şarttır. Gerek üniversitelerin gerekse ÜAK’ın oluşturduğu jüri tarafından verilen kararlara karşı hızlı ve etkin çözüm sağlanması için, ÜAK nezdinde kıdemli jüri üyelerinden oluşan itiraz komisyonları kurulmalı; haksızlığa uğradığını düşünen adayların dosyaları ve doçentlik değerlendirme süreçleri, itirazlarını müteakip kıdemli jüriler tarafından hızlı bir şekilde incelenmeli ve karara bağlanmalıdır” dedi. 

HAKKANİYETLİ VE ŞEFFAF OLMALI
“Mevcut durumda, doçentlik sınavında öznel değerlendirme yapan jüri üyelerine hiçbir yaptırım söz konusu değildir” diyen Akıncı basın açıklamasını, “ Mağdur olan adaylar, jüri üyelerini değil, ÜAK’ı dava edebilmektedir. Dolayısıyla, öznel veya ideolojik değerlendirme yaptığı, kıdemli jüri üyeleri tarafından tespit edilen jüri üyelerinin bir daha doçentlik değerlendirmelerinde yer almamaları yönünde tedbirler alınmalıdır. Üniversitelerde ilan edilen akademik kadrolar için değerlendirme sürecinin hakkaniyetli ve şeffaf bir şekilde yürütülmesine özellikle ihtiyaç vardır. Bu konu, sanıldığı gibi sadece yeni üniversiteler için değil, birçoğu maalesef ‘ideolojik kaleler’ olarak görülen bazı eski üniversiteler için de ciddi bir sorundur. Sistemin en nitelikli öğretim elemanlarını hakkaniyetli ve şeffaf bir şekilde istihdam etmesi amaçlanmalıdır” ifadeleriyle sonlandırdı. 

Kaynak: Editör: Oğuzhan AKTAŞ
Etiketler: Akıncı:, Objektif, kriterlere, uygun, değil,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort bayan istanbul escort şirinevler escort escort şirinevler
ankara escort
tuzla escort alanya escort kartal escort tuzla escort