Haber Detayı
12 Eylül 2017 - Salı 13:26
 
İLKER AKŞİT'İN KÖŞE YAZISI: UĞURLAR OLSUN ERKAN ABİ…
İLKER AKŞİT'İN KÖŞE YAZISI: UĞURLAR OLSUN ERKAN ABİ…
KOCAELİ Haberi
İLKER AKŞİT'İN KÖŞE YAZISI: UĞURLAR OLSUN ERKAN ABİ…

Acı haberi dün öğlen saatlerinde aldım.

Bu mesleğe yanında başladığım…

Gazetecilikten ilk kazandığım parayı bana veren…

Yanında çok şeyler öğrendiğim…

Büyüğümüzü, ağabeyimizi kaybetmiştik.
Erkan Nigiz de gitmişti.

Ah Erkan Ağabey ah…

Ne çok anımız var.

Ne çok yaşanmışlıklar.

Gazeteciliğin çok keyifli olduğu zamanlardı.

Daha üniversiteye bile gitmemiş, hiçbir şey bilmeyen, elinde fotoğraf makinesinden başka bir şey olmayan bir gençtim.

“Kırmızı” Kocaeli Gazetesi’nden içeri girdiğimde…

18 yaşında bile değildim.

Bu mesleği onların yanında öğrendim.

Sadece gazeteciliği mi?

Hayır.

Adamlığı, insanlığı da öğrendim.

Erkan Nigiz, arkasında tertemiz ve pırıl pırıl bir gazetecilik geçmişi bırakıyor.

Tetikçilik yapmadan, şantajcılık yapmadan…

Sadece haber yaparak…

Eğilmeden, bükülmeden, dik durarak gazetecilik yapmıştı.

Elindeki imkanlar, ne kadarına müsait olursa o kadarını yaptı.

Ne kadar dik durulabilirse…

O kadar dik durdu.

Belki daha fazlasını yapmak isterdi.

Ama olmadı.

O da yapamadı.

Sağlığı elverdiği ölçüde yazmaya devam etti.

Tertemiz, saygılı bir üslubu vardı.

Erkan Nigiz, bu şehrin Erkan ağabeyiydi.
Geçen ay telefon çalmıştı.
Arayan sevgili dostum Mevlüt Soysal’dı.

“Bir organizasyon yapıp, Erkan Nigiz’i ziyaret edelim. Hasta, evinde yatıyor” demişti.

Tamam Mevlüt dedim.

Araya o kadar çok şey girdi ki… 

Gidemedik.

 

Büyükşehir Belediyesi’ne her uğradığımda, Ömer Polat Ağabey’in asistanı Gökçe Hanım’a (Erkan Ağabeyin kızı); Erkan ağabeyim nasıl diye sorardım.

Her seferinde selam gönderirdim.
Ama son bir kez görmek nasip olmadı.

Üzgünüm, hem de çok üzgün.

Ama bir taraftan da Erkan Ağabey birini tanıdığım için mutluyum.

Uğurlar olsun abim benim.

Merak etme.

Biz buradayız.

Yetiştirdiğin evlatların hepsi aslanlar gibi gazetecilik yapıyor.

Belki bizim de saçlarımız ağardı…

Bu işin gerginliği ve stresi, senin gibi bizi de kötü alışkanlıkların sahibi yaptı.

Ama tıpkı senin gibi, biz de bu mesleğe aşığız.

Son nefesimize kadar kelimelere iman edeceğiz.

Mevlüt’le yanına gelebilseydik sana neler anlatacaktım neler…

Biz de zor günlerden geçtik Erkan Abi…

Hayat acımasız bir öğretmen.

Eğilsek de bükülsek de dizlerimizin üzerinde yürümeyi öğrendik.

Ve bu mesleğin onurunu hiç yere düşürmedik.

Hiçbir zaman da düşürmeyeceğiz.
Satılmadık, satılmayacağız.

Zaman zaman düşebiliriz.

Sen yine de merak etme.

Her seferinde yeniden ayağa kalkacağız...  

 

 

7 YILDIZLI ÇUKURLAR

 

Evim İzmit’te, işyerim Başiskele’de…

Dolayısıyla hemen her gün, iki büyük ilçemizde bulunuyorum.

Sabah İzmit’ten geçiyor…

Gün boyu Başiskele’de duruyor, sonra yine İzmit’e dönüyorum.

Bu durumdan hiç şikayetçi değilim.
Bir İzmit sevdalısıyım.
Bu şehre tutkuyla bağlıyım.

İzmit’ten asla kopamam ama Başiskele’yi de çok sevdim.

7 yıldızlı kentin huzuruna, sakinliğine bayıldım.

Şehircilik açısından yeni gelişen bir bölge.

Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz’ın yoğun çabasıyla Başiskele’de gerçekten de 7 yıldızlı bir kent doğdu.
Hüseyin Başkan işini aşkla yapıyor.

Başiskele’yi çok seviyor.
Çok çalışıyor.

Ayaz’ın gayretleri ve vizyonuyla Başiskele adeta yeniden doğdu.

Kocaeli’nin en güzel ilçesi oldu.
Ama öyle zannediyorum ki; Ayaz’ın ekibindeki bazı arkadaşlar onun kadar Başiskele’yi sevmiyorlar.

Niye?

Çünkü onun kadar çalışmıyorlar da ondan!
En basiti; Başiskele’nin yolları…

Yollar çukur dolu.

En küçük bir yağmurda bile göle dönüyor sokaklar.

Geçen ay, eski gazete binamızın olduğu Encümen Sokak’ta, Telekom ekipleri bir altyapı çalışması yaptı.

Sokağı kazdı, işini bitirdi ve çekip gittiler. 

Yolun başında koca bir çukur oluştu.

Bu çukur, bir aydır duruyor.

Kimse gelip kapatmadı.

Üstelik öyle böyle değil, baba bir çukur.

Adeta 7 yıldızlı çukur!
Araba düşse tekeri patlar.

Buna benzer, çok fazla noktanın elden geçirilmesi lazım.

Yaz günleri, böyle işler için bulunmaz bir fırsat.

Ama bunun için harekete geçmek, çalışmak ve Başiskele’yi gerçekten sevmek lazım.
Öyle değil mi?

 

SOSYAL MEDYA SAÇMALIKLARI

 

Memleket olarak bu sosyal medya melesinde tamamen sapıttık.

Ne yazacağımızı…

Ne paylaşacağımızı şaşırdık.
Birçok insan hala sosyal medyanın nasıl kullanılacağını bilmiyor.
Her yazdığının suç olabileceğini anlamıyor.

Tıpkı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin taşeronlarından birinde çalışan Salih Zeki Çakıroğlu gibi…

Bu zat; sosyal medya hesabından 'Ne geldiyse yaverlerden geldi' başlığıyla Atatürk ile Sultan Vahdettin'in olduğu fotoğraf ile…

FETÖ'den yargılanan Cumhurbaşkanı yaverlerini paylaşmış.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yönetimi hemen gerekeni yapmış.

İdari soruşturma başlatmış.

Cumhuriyet Savcılığı da zaten bir soruşturma başlatmıştı.

Bu konuda söylenecek fazla bir şey yok.

Türkiye’nin başında tonla dert var.

Bu kadar işin arasında, toplumun ortak değeri Atatürk’e saldırmak tamamen saçmalamaktır.

Toplumun bir bölümünü tahrik etmek ve galeyana getirmektir.

Saçmalayanlar, yanlış yapanlar, toplumun ortak değerlerine saldıranlar bunun bedelini “hukuken” öderler.

Salih Zeki Çakıroğlu da belki bu bedeli ödedikten sonra akıllanır.

--

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: İLKER, AKŞİT'İN, KÖŞE, YAZISI:, UĞURLAR, OLSUN, ERKAN, ABİ…,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort bayan istanbul escort şirinevler escort escort şirinevler
ankara escort
tuzla escort alanya escort kartal escort tuzla escort