Yazı Detayı
20 Şubat 2018 - Salı 16:23
 
BİR ÖYKÜ; GRİ ŞEHİRDE GÜZEL SABAH
Tuçe YOLDAŞ
 
 

Gecenin geç saatiydi, sabahı bekliyordu kadın yine… Aynanın karşısına geçmiş, öylece duruyordu gecenin sessizliğinde. Yüzünde hiçbir ifade yoktu sanki, gözlerine baktı önce. Gözlerine bu hüzün ne zaman yerleşmişti bu kadar anımsayamadı… Saçları ,koridordan gelen loş ışığın aydınlattığı odada parlıyordu.

 

Yüzüne baktı uzun uzun, dudaklarının ,bedeninin kıvrımlarında ne acılar gizliyordu yıllardır, kimseye söyleyemediği .Bir an düşündü, bu kaçıncı geceydi ,böyle hesaplaştığı, kaçıncı geceydi kendiyle baş başa kaldığı…Bir an düşündü bu kaçıncı geceydi sabahın ilk ışıklarına kadar anıların sancıları yüzünden uykusuz kaldığı…

 

Aynadaki kadın çok yabancı göründü gözüne, onun gözlerinin içi gülerdi önceden, aynadaki gülmüyordu… Bakışları soğuk, duruşu hüzünlüydü, saçları bile farklıydı bildiğinden. Bu ben miyim diye düşündü birden, umutlarım nerede peki, hayallerim, heyecanlarım… Hepsinin yitirmiş olamam diye haykırdı birden ve gözlerinden yaşlar akmaya başladı umarsızca. Uzun zamandır tutuyordu kendini, “güçlüydü” ya hani, ağlamayı yakıştıramazdı . kendine, eğreti bulurdu. Bu gece farklıydı bir şeyler, bu gece daha çok acıtıyordu anılar. Unutmaya çalıştıkları nasıl da gelip oturuyorlardı yanına, hatırlamamak için kendinden bile kaçtığı hatıralar ,zevkle izliyordu gözyaşlarını şimdi.

 

Uzun süre ağladı aynanın karşısında, beyaz saten bir sabahlık vardı üstünde, saçları açık, biraz dağınıktı. Neden sonra sustu, kendine yepyeni bir dünya kuruyordu arık, gözyaşına yer olmayan bir dünya. Güvensizliğe, huzursuzluğa yer olmayan bir dünya. Yüzünü yıkadı defalarca, suyun şifasına hasret gibi, arınmak ister gibi durmadan yıkadı. Ruhunu arındırıyordu bu gece kadın, ruhundaki yaraları bir bir kapatıyordu. Kimse görür de canını oradan yakar diye ,özenle saklamaya çalışıyordu.

 

Tanımaya başlamıştı artık insanları, zayıflıklarını, zaaflarını, korkularını göstermemeyi yıllar evvel öğrenmişti. Bu gece yaşamında yer kaplayanlardan da kurtulacaktı. Kanayan bir damar vardı bu gece ve söz verdi kendine bir daha kanamayacaktı!

 

Saatlerce düşündü, saatlerce hesaplaştı kendiyle, sonra beraat ettirdi kendini, Yeter artık kendime ettiğim eziyet sözcükleri döküldü dudaklarından. Yaşadıklarım, sustuklarım, kırılmalarım yeter… Pencereye ilişti gözleri, sabah olmak üzereydi, birazdan bu gece de sona erecekti. Dua etti tüm kalbiyle, içini kaplayan huzurla yavrusunun yatağına uzandı, onun saçlarını okşarken ,kokusunu içine çekerken kendine bir söz verdi. Yüzüne yıllar sonra ilk defa içten bir tebessüm yerleştirdi ve bedenini uykuya teslim etti….

 

Ve kadın güzel bir sabaha uyandı gri şehirde. İçinde umutlar barındıran, yepyeni hayaller, yepyeni başlangıçlar barındıran bir güne. Aynanın karşısında dimdik duruyordu artık, yüzüne özenle makyaj yaptı,saçlarını düzeltti. Huzurluydu işte, hayallerine kavuşmuştu, çok ama çok huzurluydu…

 

Darısı başınıza…

 
Etiketler: BİR, ÖYKÜ;, GRİ, ŞEHİRDE, GÜZEL, SABAH,
Haber Yazılımı