Yazı Detayı
04 Aralık 2018 - Salı 16:12
 
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ - KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ UYUMU
Prof. Dr. Gazi UÇKUN
haber@mavikocaeli.com.tr
 
 

Kocaeli kent gündemini son iki haftadır meşgul eden iki önemli konu vardı. Birincisi Kocaeli Üniversitesine rektör atanması, ikincisi Kocaeli Büyükşehir Belediyesine iktidar partisinden kimin aday olacağıydı. Rektör ataması ilk önce belli oldu. Dört yıldır bu görevi sürdüren sayın Prof.Dr.Sadettin Hülagü  ikinci bir dört yıllık süre için atandı. Birinci dört yıl seçim kazanarak ikinci dört yıl sistemin değişmesi nedeniyle atamayla oldu. Adaylık için kaç profesör başvurdu bunu bilmiyoruz ama son görüşmeye çağrılan üç kişi olduğunu medyadan öğrendik ki en güçlü ve atanmaya en yakın isim olarak Sadettin Hocamızı görüyordum ve bekliyordum. Beklediğim gibi de oldu. 

 

Böyle olması da çok normaldi çünkü dört yıllık rektörlük süresi başladığınız projeleri bitirmek için uygun ve yeterli bir süre değil. Yani, ya ikinci bir dört yıl ya da tek dönem ama altı yıl rektörlük süresi gerekli. Belki ileride böyle bir düzenleme yapılabilir. Ya da başkanlık sisteminde yer alan üst düzey yöneticilerin görev süresi Cumhurbaşkanının görev süresi ile sınırlıdır kuralı uygulanabilir. Yani Cumhurbaşkanının görev süresi bittiğinde ( üst düzey yöneticilerin ki bunların içinde rektörler de var) görev süreleri biter. Sonuç olarak Kocaeli Üniversitesine rektör olarak Sadettin Hülagü hoca tekrar atandı, beklenen de , gönüllerden geçen de oydu. Hayırlı uğurlu olsun.

 

Gelelim Kocaeli Büyükşehir Belediyesine. Bu bir siyasi seçim yarışı. Ama bu yarış yerelde olan bir yarış ve kazanan Türkiye’yi yönetmeyecek. Bu şehri yönetecek. Yol, kaldırım, park, yeşil alan, çöp, ulaşım, metro vs. Dolayısıyla söylemlerin de , seçim çalışmalarının da buna yönelik olması gerekir. Bilinen ve bu yarışa katılacak olan 5-6 siyasi parti var. İttifaklar olursa aday sayısı azalabilir. Adayını ilk açıklayan Adalet ve Kalkınma Partisi yani iktidar partisi oldu. 

 

Ben şahsen bu zamana kadar hiçbir siyasi parti içinde olmadım, siyasetle uğraşmadım ilgi de duymadım.” İftarlık Gazoz “ filminde Cem Yılmaz’ın canlandırdığı “Cibar Kemal” karakteri yani Cibar Abinin çırağına verdiği öğüt misali “dünyayı ve insanları Allah yarattı, Atatürk düşmanı denize döktü Türkiye’yi kurtardı” gerisi ilerisi yok hepsi bu!! Sadece bu kadar. Bundan gayrısı günlük siyaset, politika, düşmanlıklar, küslükler vs. Yani bana göre değil!!!

 

AKP’nin Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tahir Büyükakın. Belediyenin eski genel sekreteri, Bilecik Valisi. Ama benim için sadece Tahir Hoca. Hocalık niye önemli çünkü diğer görevler görev süresi ile vardır ve süre bittiğinde de makam, mevki biter. Ama hocalık, öğretmenlik ömür boyu sürer. Kırk yıl sonra karşılaştığınız saçı beyazlaşmış biri gelip ”hocam” diye elinize sarılıp öper. Onun için ömür boyu süren bir görev ve makam.

 

Tahir Hoca’nın adaylığı açıklanınca yerel  basında bir yarış ortaya çıktı. Herkes ne kadar yakın olduğunu anlatmaya, yazıp çizmeye başladı. Ben bu yarışa girmek için değil ama en azından Tahir Büyükakın’ı bildiğim kadarıyla ve Başkan seçilirse Kocaeli Üniversitesi için de bir kazanç olacağını düşündüğüm için yazmak istedim. Öncelikle herkes bilmeli ki Tahir Hoca bir siyasetçi değil. Akademik ve bürokratik bir geçmişi var. Belediye de genel sekreter yardımcılığı ve genel sekreterlik, kısa da olsa  valilik ve üniversitede öğretim üyeliği. 

 

Yani bu seviyelere siyasi parti sistemi içindeki çekişmeler, yıpratmalar, yükseltmeler, parlatmalar veya önünü kesmeler gibi siyasetteki normal düzen içinde gelmedi. Sadece çalışkanlık, dürüst kişilik, ağır başlılık ve proje ortaya koyan ve bunu gerçekleştiren bir yapıya sahip olduğu için geldi. Bulunduğu görev ne olursa olsun onu en iyi yapmaya çalışan birisidir Tahir bey. Aynı zamanda mütevazi kişiliği, iyi bir aile babası olması, normal ve sıradan bir hayat sürmesi halktan uzaklaşmamasını sağladı. Yaş olarak da gençtir, dinamiktir. Siyasetin içinden yani çekirdekten gelmemesi aslında kendisi için bir avantaj.

 

En azından kimseye borçlu değil. Seni buraya biz getirdik veya bizim adamımızsın, muhalif gruba şöyle yap, böyle yap gibi yönlendirmeler olmayacaktır, olsa bile kulak asmayacaktır. Kendisine iyi bir çalışma ekibi kuracağını, çalışanı takdir edeceğini,  bizden olsun çamurdan olsun demeyeceğini düşünüyorum.  Liyakatlı  insanları layık oldukları yerlerde değerlendireceğini umuyorum. İnsan kaynağını yönetmede en önemli ilke olan 3 D ilkesi ( Doğru Yer-Doğru Zaman- Doğru İş ) ni çok iyi bildiğini ve uygulama da tereddüt etmeyeceğine inanıyorum.  

 

Kocaeli Üniversitesi  ve yeni kurulacağı söylenen ve adıyla ilgili çeşitli rivayetler ( Akçakoca-Körfez-Uygulamalı Bilimler-Teknik vs. gibi) olan  üniversite içinde büyük destekleri olacaktır eminim. Rahatça kapısını çalıp makul isteklerde bulunulacaktır, çeşitli konularda işbirliği yapılmak istenecektir, o  da büyük ihtimalle geri çevirmeyecektir. Çünkü sonuçta kendisi de bir üniversite hocası ve bizim yaşadığımızı yaşadı yani durum nedir biliyor. Ayrıca rektör hocamız Sadettin Hülagü ile de uyum içinde çalışacaktır çünkü geçmişe dayanan bir dostluk ve muhabbetleri aşikar. Bu ikilinin kent için yeni projeler üreteceklerini, bu kentin yaşayanlarına önemli katkılar sağlayacaklarına inanıyorum.

 

Bir yönetim ve organizasyoncu olarak bir konuya da dikkat çekmek isterim çünkü bu konu her zaman ve her yönetim kademesine gelen yöneticilerin karşılaştığı bir konudur. Yönetim literatüründe “ Çember Sendromu” diye bir kavram var, aslında Türkçe de adı daha çarpıcı ama şimdi buraya yazmayayım herkes okusun bulsun. Kısaca bu sendrom şu; Yöneticilerin etrafında toplanan ve genellikle kişisel çıkar ve ikbal peşinde koşan insanlar yöneticilerin etrafını doğru bir şekilde görmesine, duymasına, hmesine engel olup kendi pencerelerinden bakmasını sağlamaya, dolayısıyla süreçte yöneticiye yanlış işler yaptırmaya başlıyor.

 

En büyük zararı tabi ki yönetici görüyor. Liyakat kavramı işte burada önemli oluyor. Aman efendim, siz daha iyi bilirsiniz efendim, siz en iyisiniz efendim lerle başlayan cümleler hoşa gitse de boş cümleler olup yöneticilerin bunlara inanmaması , bu tip kişileri hemen yanlarından uzaklaştırmaları hatta mümkünse kapıdan sokmamaları gerekiyor. 

 

Kral çıplak diyen, diyebilen insanların aslında yöneticilerin en yakın dostu ve onların iyiliğini isteyen esas kişiler olduğunu bilmeleri gerekiyor. Tabi ben her yöneticinin etrafında çember oluşuyor demiyorum. Sadece böyle bir kavram yönetim literatüründe var dikkate almak, temkinli olmak gerek diyorum. Doğru söyleyenin dokuz köyden kovulmadığı  bir memleket çok güzel olur sanıyorum. Önümüzdeki süreçte hem sayın rektör hocamızın hem de seçildiğinde sayın Tahir Büyükakın’ın bu hassasiyeti daha önce ki görevlerinde olduğu gibi şimdi de  taşıyacağını düşünüyorum. Yolları açık olsun.

 

Hoşçakalın.

 
Etiketler: Gazi, Uçkun'un, Köşe, Yazısı:, KOCAELİ, ÜNİVERSİTESİ, -, , KOCAELİ, BÜYÜKŞEHİR, BELEDİYESİ, UYUMU,
Yazarın Diğer Yazıları
02 Aralık 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: HAYAT ZORDU AMA GÜZELDİ-HAKKINIZI HELAL EDİN
20 Kasım 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: YORUMSUZ…….
08 Kasım 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Tarih-Kültür-Müzik ve Bir Şehrin Tanıtımı
30 Ekim 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Ara Güler ve Cumhuriyet
17 Ekim 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ORDAN BURDAN
03 Ekim 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: 11 İYİ ADAM -IKD
21 Eylül 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: TÜRKKÜM-2018
12 Eylül 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: BİRAZDA GURURLANALIM
03 Eylül 2018
Gazi Uçkun!un Köşe Yazısı: Ayakta Kalmanın İlk Şartı Borca Karşı Durmak
20 Ağustos 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: İnsan yaşamındaki önemli eşikler
18 Ağustos 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Borç Yiyen Kesesinden Yer
03 Ağustos 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK
29 Temmuz 2018
Prof. Dr Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ATATÜRK’ÜN ÇAĞDAŞLIK SAVAŞI
14 Temmuz 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Türk Milleti Bu Mu?
03 Temmuz 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: THESSELANİKİ,BİTOLA,OHRİD,SKOPJE VE DİSCALCULİ
14 Haziran 2018
Prof. Dr. C. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Enseyi Karartmayın Başarılı Bir Gençlik Geliyor
02 Haziran 2018
Prof. Dr. C. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Adil Olmayan Bir Yarış
22 Mayıs 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Değneksiz Köyün Kuduz Köpekleri
12 Mayıs 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Geleceğimiz Üniversiteler (mi) !
04 Mayıs 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı
20 Nisan 2018
Beşikten Mezara kadar borçluyuz!
19 Nisan 2018
BEŞİKTEN MEZARA KADAR BORÇLUYUZ!
17 Nisan 2018
ÇOCUKLAR ÖLMESİN ŞEKERDE YİYEBİLSİNLER
10 Nisan 2018
BENDEN SONRASI TUFAN
04 Nisan 2018
Vicdanını Yitirmiş Bir Dünyadan Başka Nedir ki Cehennem?
29 Mart 2018
ÇANAKKELE’NİN ARDINDAN
29 Mart 2018
İŞ GÜVENLİĞİ (Mİ)!
19 Mart 2018
KISA YOLDAN KÖŞEYİ DÖNMEK
13 Mart 2018
Cumhuriyet Tarihimizin Gizli Kahramanları (Tarhana Osman)
06 Mart 2018
Eski Defterleri Karıştırmayın!
01 Mart 2018
Afrin Harekatı ve Strateji
21 Şubat 2018
Vatan da lazım ekmek de
14 Şubat 2018
BÖLGESEL GÜÇ TÜRKİYE
09 Şubat 2018
Mucize mi yoksa Azim ve Başarı mı ?
04 Şubat 2018
EMMANUEL MACRON’A CEVABIMDIR
31 Ocak 2018
AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT(MA)
27 Ocak 2018
BİR ŞEY OLMAZ!
23 Ocak 2018
VEFA
13 Ocak 2018
Güvenlik ve Turizm
09 Ocak 2018
İKİ ÇINAR GÖĞE ERDİ
04 Ocak 2018
TÜRK OCAĞI ANA KUCAĞI
02 Ocak 2018
SÖMÜRGECİLİK VE TÜRKLER-2
30 Aralık 2017
SÖMÜRGECİLİK VE TÜRKLER - 1
27 Aralık 2017
ŞANTAJ, RÜŞVET, TEHDİT VE SONUÇ HEZİMET
25 Aralık 2017
NE AB, NE ABD, NE NATO TAM BAĞIMSIZ AVRASYA TÜRK BİRLİĞİ
19 Aralık 2017
MUTLULUK MU DEDİN? BİZ MUTLULUĞU ÇOKTAN UNUTTUK
17 Aralık 2017
MESLEK YÜKSEK OKULU MESELESİ, MEMLEKET MESELESİ
12 Aralık 2017
AHLAK DİN VE KUDÜS
08 Aralık 2017
Dunning - Kruger Etkisi ya da Cahil Cesareti
01 Aralık 2017
LEYLA’DAN SONRA
Haber Yazılımı