Yazı Detayı
10 Ağustos 2018 - Cuma 15:52
 
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dış politika neye benzer?
Halil Küçükparlak
admin
 
 

Bildiğiniz gibi dış politikada sıkıntılı günler yaşıyoruz. ABD ile olan ilişkilerimiz epeyce gergin. Bu gerginlik ülkemizde tutuklanan rahip Brunson olayından kaynaklanıyor. Ama bu gerginlik bir yerde döviz kurlarının da yükselmesine neden olduğu için her vatandaşı, hepimizi ilgilendiriyor.

 

Birkaç günden beri konuyu yazmak istediğim için bu konudaki haberleri dikkatle izliyorum. Dış politikanın, yani diplomasinin ince bir konu ve tamamen de uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu biliyorum ve konuya balıklama dalıp yanlış laflar ederek sizleri de yanlış bilgilendirmek istemiyorum.

 

Bunun için bir süreden beri internet üzerinden araştırmalar yapıyorum. Dışişleri mensuplarımızdan deneyimli ve duayen emekli büyükelçilerin çeşitli gazetelerde ve internet sitelerinde yazdıkları makaleleri dikkatle okudum. Yalnız yayınlanmış köşe yazılarını okumanın yetersiz olduğunu düşündüm ve onların herkese açık sosyal medya hesaplarına girip yaptıkları paylaşımlarına göz attım.

 

Şimdi tüm bu araştırmalarımdan sonra elde ettiğim bilgileri harmanlayarak sizleri aydınlatacağım. Deneyimli diplomatlarımızın ifadelerine göre bu konuda tutarsız davranışlarımız tırmandırmış olayları. ABD’liler amiyane tabiri ile “Serbest bırakın bizim papazı” demişler. Biz önce “Burası kabile devleti değil, yargımız bağımsız” demişiz. Buraya kadar güzel ama daha sonra demeçler verilmiş “Ver papazımı, al papazını” mealinde ABD’deki Fetö’den bahseden demeçler. Burada bir tutarsızlık söz konusuymuş. “Yargı bağımsız” dedikten sonra “Ver papazı al papazı” dersen tutarsızlık yapmış olduğun için güven yitirirmişsin ve diplomasiye uygun değilmiş.

 

Bu olayın bir de başka bir yönü varmış. Hani bir Türk asıllı Alman gazeteci Deniz Yücel vardı hatırlarsınız. Heybeliada’daki bir otelde yapılan bir toplantıdan sonra “PKK ile FETÖ propagandası yaptığı ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla tutuklanmıştı.  O sıralarda Almanya ile görüşmeler yapılıyordu. Bir ara da zamanın Başbakanı Binali Yıldırım Almanya’ya gitmişti. Başbakan Yıldırım Almanya’da Alman Başbakanı Merkel ile görüşmesinden bir gün sonra Deniz Yücel serbest bırakılmış, cezaevinden çıkıp doğruca havaalanına gitmiş onun için gönderilen Alman uçağına binerek Almanya’ya gitmişti. Bu olay da ABD’lilerin papaz Brunson’un serbest bırakılması için ısrar etmelerine emsal teşkil etmiş. Yani “Bizde yargı bağımsız” sözüne inanmamış artık ABD’liler. Şimdi olaylar tırmandıktan sonra bir taviz daha verilerek “Ev hapsi” uygun görülmüş rahip Brunson için.

 

Yani, özet olarak deneyimli diplomatlar “Dış politikada tutarsızlığa yer yok” diyorlar. “Deniz Yücel’i Almanya’nın isteği üzerine serbest bırakırsan ABD’de kendi papazını ister” fikrini öne sürüyorlar. Hapishaneden çıkartılıp cezasının ev hapsine çevrilmesini “taviz” olarak tanımlayarak “Taviz tavizi doğurur” diyorlar. Olayların diplomatik yönü benim toparlayabildiğim kadarıyla böyle. Bir de siyasi yönü var tabii ki. Şimdi ülkemiz siyasilerinin bu konudaki görüşlerinden örnekler vereceğim.

 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ABD ile yaşanan Brunson krizi ve Türk bakanlara yaptırımları değerlendirirken " Amerika ile ilişkilerimizde bugünden yarına bakmamak lazım. Bugün gergin olabilir, yarın düzelebilir. ABD ile ipler hiçbir zaman kopmaz. Toplum ve kamuoyu şunu bilmeli, hepten kopmak ve yakınlaşmak değil. Aynı evin içinde iki kardeş bile, 40 yıllık karı koca eşler bile her konuda anlaşamıyorlar. Bazen tartışıyorlar, sonra anlaşıyorlar” demiş.

 

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, ABD'nin yaptırım kararı sonrası yaşanan krizi "40 yıllık karı koca bile her konuda anlaşamıyorlar" diyerek yorumlayan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a cevaben, “Çin, dış politikasında yapay zeka kullanmaya başlıyor. Risk değerlendirmesi, strateji seçimi, karar verme ve yürütme verimliliği, karar verme güvenilirliği gibi birçok açıdan mutlak bir dezavantaja düşmemek için teknolojiden yararlanıyor. Yapay zekayı biz de kullanıyor olsaydık, tepetaklak olmuş ekonomimizin kurmayı Bakan Albayrak’ın talihsiz benzetmesine yapay zekadan onay çıkması mümkün olmayabilirdi” diye konuşmuş.

 

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, ABD ile yaşanan krize ilişkin "40 yıllık karı koca bile her konuda anlaşamıyorlar" yorumuna hakkında açıklama yapmış. Özdağ "ABD'nin Türkiye 'ye yaptırımlar uygulamaya başladığı ve Türk bakanları cezalandırdığı bir ortamda iki ülke arasındaki ilişkileri gayriciddi bir şekilde evlilikle izah etmeyi ancak siyasal kariyerinin temeli ve tek özelliği evlilik olan birisi yapar" demiş.

 

Siyasilerin bu açıklaması şu açıdan tebessümle izledim sevgili okurlarım. Hafızam beni seneler önce siyasi rakipler şimdi hepsi rahmetli olan Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alpaslan Türkeş’in zamanına götürdü. Birbirleriyle kıyasıya mücadele ederlerdi ama konuşmalarında hep bir nükte, bir ince espri olurdu. Sona on altı seneden beri ise siyasi liderler birbirlerine mahalledeki çocukların kavgalarında bile duyulmayacak “Şerefsiz” gibi, “Alçak” gibi, daha birçok hakaret içeren kelimeler sarf edip duruyorlardı. Yukarda yazdığım Ümit Özdağ’ın Berat Albayrak’a cevabı eski siyasilerin nezaketini hatırlattı bana.

 
Etiketler: Halil, Küçükparlak'ın, Köşe, Yazısı:, Dış, politika, neye, benzer?,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Aklımızla alay etmeyin
14 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Masumiyet
12 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Zeki, çevik ama ahlaklı değil
10 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sinirler ve sınırlar
07 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Çok şükür cahillikten ve hainlikten kurtuldum
02 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Evli evine, köylü köyüne
24 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Bir ismi var, neden yenisi aranıyor?
19 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Mutluluğu kutlamak kaç desibel?
13 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Elma-inek-araba-spor
06 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yerli mi, milli mi?
27 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah hepimize akıl fikir versin
18 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Geldiysen üç kere vur
14 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler’in gözü aydın ama…
05 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Eyyy CHP titre ve kendine gel!
03 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler isyanda
31 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yazık oluyor çocuklarımıza
26 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hep tekrar, hep tekrar, nereye kadar?
17 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Tanrıver’gisi yetenek ve sanatla geçen ömür
14 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Fabrika müdürünün purosu
11 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yepyeni bir dönem
03 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Siyaset ve matematik
01 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah sonumuzu hayır etsin
23 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Emin misiniz, son kararınız mı?
19 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: STAFF METAL YORGUNU
02 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Adaylar meydanlara çıktı
26 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Tutacaksın kulağından!
22 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kınamaktan başka bir şey yapamaz mıyız?
17 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Afedersiniz ama...
12 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Anneler Günü
09 Mayıs 2018
SEVİYE YERLERE DÜŞMÜŞTÜ, ŞİMDİ ÇUKURDA
04 Mayıs 2018
Kuldan utanmıyorsunuz bari Allah’tan korkun!
01 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dokunmayın Paşama
28 Nisan 2018
Halil KÜÇÜKPARLAK'IN Köşe Yazısı: Dokunma bana, dokunurum sana!
25 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: KOMEK’İN OSMANLICISI MI, OSMANLI’NIN KOMEK’İ Mİ?
23 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: ERKEN SEÇİM VE OYUNUN KURALI
19 Nisan 2018
Tüpten çıkmıştı zaten!
16 Nisan 2018
Neler oluyor, inanılır gibi değil!
14 Nisan 2018
İnsanın gözünün içine baka baka!
12 Nisan 2018
Helal olsun mu?
07 Nisan 2018
Bildiğin konuları yaz Ahmet Efendi!
02 Nisan 2018
ÇİFTLİK BANK’TAN SONRA ÇİFT LİG!
29 Mart 2018
ŞUYUU VE VUKUU
20 Mart 2018
İYİ BAŞLADILAR, DAHA DA İYİ OLACAKLAR!
11 Mart 2018
DÜŞER AMA BU KADAR DA DÜŞMEZ Kİ!
Haber Yazılımı