Yazı Detayı
04 Aralık 2018 - Salı 16:13
 
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Enflasyonla topyekun mücadele
Halil Küçükparlak
admin
 
 

Sevgili okurlarım, hepimizin malumu olduğu gibi bitirmekte olduğumuz bu yılın içinde ağır bir ekonomik kriz geçirdik. Liramızın değeri bütün yabancı paralara karşı düştü. Bu bir krizdi tabii. Gerçi kayınpeder “Kriz mriz yok!” dese de, damat bey kriz olduğunu kabul etti ve krizden çıkmanın çarelerinden en önemlisi olarak yazımın başlığındaki cümleyi slogan olarak kullanıp bir dizi tedbirler açıkladı. “Enflasyonlar topyekun mücadele” edilecek, böylece enflasyon düşürülecek ve krizden çıkılacak. Gayet güzel, olması gereken de bu tabii ki ülkemizde bir kriz varsa onunla topyekun olarak, istisnasız bütün milletçe mücadele edilmeli ki krizle.

 

Tabii ülkemizin bu krizden çıkmak için insanlarımız her türlü fedakarlığı yaptılar. Firmaların çoğunluğu “Damat Bey”in çağrısına uyarak fiyatlarda indirim yaptılar “Enflasyonla topyekun mücadele” için. “Halkımız da uydu mu çağrıya?” derseniz, bunun cevabı gayet açık. Halkımızın çoğunluğu, yani çalışan işçiler, memurlar, emekliler, küçük esnaf zaten tasarruf yapıyorlar bütçelerinden. Tasarruf yapıyorlar derken, birikim yapıp üç beş kuruş bir kenara koyuyorlar demek istemiyorum. Geçinebilmek için, ay sonunu getirebilmek için kuruş kuruş hesap yapıyorlar.

 

Peki, enflasyonla nasıl mücadele edilir, enflasyonu düşürmenin çareleri nedir? Bunlar iktisat fakültelerinde okutuluyor. Enflasyonla mücadelenin yollarını bilmeyen öğrenciler vizelerden ve final sınavlarından geçer not alamazlar, okuldan mezun olamazlar. Hasbelkader kırk yaşımdan sonra Açık öğretin Fakültesinde ben de okuduğum, sınavda da bu konuda soru çıktı. Öğrencilere sorulan “Enflasyonla mücadelenin maddeleri nelerdi?” derseniz, şu anda hepsini hatırlamıyorum. Tekrar araştırmaya da gerek duymadım. Tamamını hatırlamıyorum ama en başında “Kamu hizmetlerinden tasarruf edilmesi gerekir” olduğunu gayet net hatırlıyorum. Çünkü en büyük savurganlık kamuda yapılıyor. Şimdi kamuda ne gibi tasarruflar yapılması gerektiğini buraya teker teker yazmama gerek yok. Hepimiz biliyoruz nelerden tasarruf edilmesi gerektiğini.

 

Bu girişten sonra asıl bugün anlatmak istediğim konuya girelim. Meclis’te önümüzdeki yılın bütçesi görüşülürken Mart ayında yapılan seçimlerde kullanılmak üzere partilere 772 milyon lira hazine yardımı yapılmasına karar verilmiş. Tabii aslan payı olarak AKP'nin kasasına 335,5 milyon 526 bin lira para aktarılırken, CHP’ye 178,5 milyon lira, HDP'ye 92,2 milyon lira, MHP'ye 87,5 milyon İYİ Parti'ye de 78,5 milyon verilecek.

 

“Bu 772 milyon lira ile neler yapılabilir?” diye merak ettim. Üşenmedim hesap yaptım. Birçok şeyler yapılabilirmiş. Hızla artan işsizliği önlemek için kaç işyeri açılacağını, kaç fabrika yapılarak kaç kişiye iş imkanı sağlanacağı gibi çeşitli hesaplar da var ama hepsini buraya yazmaya yerim yetmez. Sadece şu kadarını yazmakla yetineceğim. Mesela partilere yapılan 772 milyon lira ile evsiz olan, ev kirası vermekte zorlanan vatandaşlarımız için tanesi 200 bin liradan 35.000 bin ev yapılabilirmiş. Tekrar yazı ile yazıyorum tam otuz beş bin aile ev sahibi olabiliyor, bir ailenin üç kişiden oluştuğunu kabul edersen yüz binden fazla vatandaşımızın derdine çare bulunur.

 

Peki partilere yapılan bu seçim yardımı nereye harcanacak, neler yapılacak bu para ile? Hepimizin bildiği gibi el ilanları bastırılarak sağa sola, elektrik direklerine, otobüs duraklarına yapıştırılacak. Afişler bastırılıp duvarlara, billboardlara asılacak. Onlar da yetmedi belediye başkan adaylarının dev boyuttaki resimleri apartmanların dördüncü katından yerlere kadar asılacak. Bu para ile Başkan adaylarının resimleriyle donatılmış (giydirilmiş) otobüslere, minibüslere, otomobillere ses sistemiyle mahalleler, sokaklar dolaştırılarak kafamız şişirilecek. Seçim günü de bir koşuşturma ile o pankartlar afişler yerlerinden indirilecek, indirilmesi için de ayrı bir masraf yapılacak.

 

Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyup düşünün sevgili okurlarım. Hangimiz oyumuzu verirken “Şu başkan adayı afişinde yakışıklı çıkmış” diyoruz. Ya da sokakta caddede en çok hangi başkan adayının resmini görürsek ona mı oy veriyoruz. Bu sorulara hepinizin “Hayır” dediğini duyar gibiyim.

 

Son söz, sözün özü: Ben buradan tüm partileri Damat Bey’in “Enflasyonla topyekun mücadele” davetine uymaya davet ediyorum. Madem topyekun mücadele edilecek, partiler de bu mücadeleye katılsın. Tam anlamıyla sokağa atılacak bu 772 milyon parayı almasınlar. Kimse afiş asmasın, sokakları caddeleri de kirletmesin.

 
Etiketler: Halil, Küçükparlak'ın, Köşe, Yazısı:, Enflasyonla, topyekun, mücadele,
Yazarın Diğer Yazıları
09 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ergenekon yok(muş)!
29 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Aday adayının adayları
28 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Partizanlık böyle bir şey demek ki
26 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yüce Meclis
23 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Öğretmenler Günü
21 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Müstehzi mi, ipe un sermek mi?
18 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sahtekâr mısınız, yoksa tembel misiniz?
13 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hıyanet İşleri Başkanı
09 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Atatürk’ü anmak ve anlamak
05 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yapmayın bunu, mezarda rahat bırakın!
31 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ivır zıvır Bakanlığı
28 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun
19 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Aklımızla alay etmeyin
14 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Masumiyet
12 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Zeki, çevik ama ahlaklı değil
10 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sinirler ve sınırlar
07 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Çok şükür cahillikten ve hainlikten kurtuldum
02 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Evli evine, köylü köyüne
24 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Bir ismi var, neden yenisi aranıyor?
19 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Mutluluğu kutlamak kaç desibel?
13 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Elma-inek-araba-spor
06 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yerli mi, milli mi?
27 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah hepimize akıl fikir versin
18 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Geldiysen üç kere vur
14 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler’in gözü aydın ama…
10 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dış politika neye benzer?
05 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Eyyy CHP titre ve kendine gel!
03 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler isyanda
31 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yazık oluyor çocuklarımıza
26 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hep tekrar, hep tekrar, nereye kadar?
17 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Tanrıver’gisi yetenek ve sanatla geçen ömür
14 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Fabrika müdürünün purosu
11 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yepyeni bir dönem
03 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Siyaset ve matematik
01 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah sonumuzu hayır etsin
23 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Emin misiniz, son kararınız mı?
19 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: STAFF METAL YORGUNU
02 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Adaylar meydanlara çıktı
26 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Tutacaksın kulağından!
22 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kınamaktan başka bir şey yapamaz mıyız?
17 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Afedersiniz ama...
12 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Anneler Günü
09 Mayıs 2018
SEVİYE YERLERE DÜŞMÜŞTÜ, ŞİMDİ ÇUKURDA
04 Mayıs 2018
Kuldan utanmıyorsunuz bari Allah’tan korkun!
01 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dokunmayın Paşama
28 Nisan 2018
Halil KÜÇÜKPARLAK'IN Köşe Yazısı: Dokunma bana, dokunurum sana!
25 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: KOMEK’İN OSMANLICISI MI, OSMANLI’NIN KOMEK’İ Mİ?
23 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: ERKEN SEÇİM VE OYUNUN KURALI
19 Nisan 2018
Tüpten çıkmıştı zaten!
16 Nisan 2018
Neler oluyor, inanılır gibi değil!
14 Nisan 2018
İnsanın gözünün içine baka baka!
12 Nisan 2018
Helal olsun mu?
07 Nisan 2018
Bildiğin konuları yaz Ahmet Efendi!
02 Nisan 2018
ÇİFTLİK BANK’TAN SONRA ÇİFT LİG!
29 Mart 2018
ŞUYUU VE VUKUU
20 Mart 2018
İYİ BAŞLADILAR, DAHA DA İYİ OLACAKLAR!
11 Mart 2018
DÜŞER AMA BU KADAR DA DÜŞMEZ Kİ!
Haber Yazılımı