Yazı Detayı
09 Ocak 2018 - Salı 13:21
 
İKİ ÇINAR GÖĞE ERDİ
Prof. Dr. Gazi UÇKUN
haber@mavikocaeli.com.tr
 
 

“Sırf emeğini veren ameledir. Aklını katan ustadır. Gönlünü katan zanaatkardır. Sanatta, hem emek, hem akıl hem de yürek vardır. “ Türkiye aynı gün iki değerini yitirdi. İkisi de asırlık çınardı. Birini hiç görmedim, karşılaşmadım. Ancak rol aldığı 200 civarında sinema filminin çoğunu onlarca kez izlemişimdir ve her gösterildiğinde sanki ilk kez izliyormuşçasına zevk alarak izlerim. Münir Özkul, Hababam sınıfının Mahmut hocası, fabrikada makine ustası Yaşar usta, mahalledeki turşucunun sahibi Kazım Efendi, aile şerefinin sucu Rıza’sı, orta oyununun İbişi, Keloğlan’ı ve daha nice karakter. Hepsi yüreklerimizde yer etmiş, kimi zaman güldürmüş, kimi zaman ağlatmış ama hep bizden biri, ailenin bir üyesi olmuş. Bazen babamız, bazen dedemiz, bazen öğretmenimiz. Son onbeş yılını yatağa bağlı olarak geçiren büyük usta, büyük sanatçı, büyük oyuncu ve iyi insan Münir baba ışıklara karıştı. Allah rahmet eylesin. Filmlerini izlemeye ve izledikçe anmaya devam edeceğiz.

 

Aydın Boysan’ı namı-ı diğer Aydın babayı tanıma şansım oldu. Kendisi bir Cumhuriyet çınarıydı. Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce dünyaya gözlerini açmış ve cumhuriyetin neredeyse her dönemine tanıklık etmiş, İstanbul’u yaşamış, İstanbul’un yaşadığı olumsuzlukları içi acıyarak izlemiş bir mimar, yazar ve muhabbet ehli. Birkaç yıl önce üniversite de okuyan gençlere Cumhuriyeti ve Atatürk’ü yaşayarak gören birini getirerek anlattıralım diye düşünürken aklıma Aydın Boysan geldi. Daha önceden kitaplarını alıp okuduğum ve yine Kocaeli Üniversitesi’nin Anıtpark’daki bir etkinliğine konuşmacı olarak çağrıldığında gidip dinlediğim için biliyordum. Kendisiyle irtibat kurmamı da o zaman Galatasaray Lisesinde okuyan oğlum sağladı. İstanbul’da kendisiyle karşılaşmış ve telefon numarasını almış. Telefon numarasını aradım ve yardımcısı olduğunu söyleyen kişiye isteğimi ilettim, not aldım sizi ararız dediler. Daha 15 dakika geçmeden telefonum çaldı ve programın konusu, yeri ve zamanını bildirin, sayın Boysan gelecek dediler. Hemen takvime bakarak organizasyonu yaptım. Gün geldi ve programın başlamasına 1 saat kala Aydın baba okulumuza geldi. İki saate yakın ve onca yaşına rağmen ayakta Cumhuriyeti ve Atatürk’ü, onun bu ülkeye bu millete yaptıklarını, devrimleri yaşayan ve gören biri olarak anlattı. Fıkralarla, tarihten   anekdotlarla konuşmasını tatlandırdı. Bizim şu anda sahip olduğumuz ama önemini anlayamadığımız veya kanıksadığımız şeylerin olmadığı zamanlardaki yaşanan zorlukları ve olmayan şeylerin ne kadar kıymetli olduğunu bize hatırlattı. Demokrasiyi, kadın haklarını, şehir hayatını, elektriği, yolu, suyu, sinemayı, tiyatroyu, komşuluğu, yardımlaşmayı, azla mutlu olmayı!

 

Program bittiğinde kendisini yemeğe davet ettim. Uzun bir süre de orada kendisini dinleme, sohbet etme imkanım oldu. Elliden fazla kitabını, iki yüz futbol sahasından büyük bina, fabrika, konut  yaptığını, mimarlar odasının ilk kuruluşunda önemli rol aldığını, ülkemizin önemli iş adamlarıyla çalıştığını, rahmetli Vehbi Koç ile anılarını, dünyada gezdiği ülkeleri, şehirleri  bir  öykü, bir hikaye tadında anlattı, dinledim.  Hereke’yi  çok sevdiğini ve elli yıl şu yoldan geçtiği halde buraya uğramadığına hayıflandı. Hereke sahilde dalgalanan bayrağı göstererek “bak evlat bu bayrak Atatürk sayesinde orada dalgalanıyor, Onun ve silah arkadaşlarına minnettarım, siz gençler belki bunun ne demek olduğunu tam kavrayamıyorsunuz” dedi. Umarım kavramışızdır. Tekrar geleceğim dedi ama bir daha kısmet olmadı. Şimdi iyi ki çağırmışım, iyi ki tanışmışım diyorum. Söz ustası, muhabbet ustası vatansever, Atatürkçü,yazar,gazeteci, Türk aydını, Aydın baba ışıklar içinde yat.

 

Lokman hekime sormuşlar. Hasta olmamak için ne yemeli “ Gam yeme de ne yersen ye.” Hastaya ne yedirmeyelim? “Acı söz yedirmeyin de ne yedirirseniz yedirin”. Demiş.Yazının başında ve sonundaki özdeyişleri Osman Pamukoğlu paşanın Yolcu kitabından aldım.Okunmasını tavsiye ederim.

 
Etiketler: İKİ, ÇINAR, GÖĞE, ERDİ,
Yazarın Diğer Yazıları
04 Aralık 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ - KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ UYUMU
02 Aralık 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: HAYAT ZORDU AMA GÜZELDİ-HAKKINIZI HELAL EDİN
20 Kasım 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: YORUMSUZ…….
08 Kasım 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Tarih-Kültür-Müzik ve Bir Şehrin Tanıtımı
30 Ekim 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Ara Güler ve Cumhuriyet
17 Ekim 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ORDAN BURDAN
03 Ekim 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: 11 İYİ ADAM -IKD
21 Eylül 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: TÜRKKÜM-2018
12 Eylül 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: BİRAZDA GURURLANALIM
03 Eylül 2018
Gazi Uçkun!un Köşe Yazısı: Ayakta Kalmanın İlk Şartı Borca Karşı Durmak
20 Ağustos 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: İnsan yaşamındaki önemli eşikler
18 Ağustos 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Borç Yiyen Kesesinden Yer
03 Ağustos 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK
29 Temmuz 2018
Prof. Dr Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ATATÜRK’ÜN ÇAĞDAŞLIK SAVAŞI
14 Temmuz 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Türk Milleti Bu Mu?
03 Temmuz 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: THESSELANİKİ,BİTOLA,OHRİD,SKOPJE VE DİSCALCULİ
14 Haziran 2018
Prof. Dr. C. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Enseyi Karartmayın Başarılı Bir Gençlik Geliyor
02 Haziran 2018
Prof. Dr. C. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Adil Olmayan Bir Yarış
22 Mayıs 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Değneksiz Köyün Kuduz Köpekleri
12 Mayıs 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Geleceğimiz Üniversiteler (mi) !
04 Mayıs 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı
20 Nisan 2018
Beşikten Mezara kadar borçluyuz!
19 Nisan 2018
BEŞİKTEN MEZARA KADAR BORÇLUYUZ!
17 Nisan 2018
ÇOCUKLAR ÖLMESİN ŞEKERDE YİYEBİLSİNLER
10 Nisan 2018
BENDEN SONRASI TUFAN
04 Nisan 2018
Vicdanını Yitirmiş Bir Dünyadan Başka Nedir ki Cehennem?
29 Mart 2018
ÇANAKKELE’NİN ARDINDAN
29 Mart 2018
İŞ GÜVENLİĞİ (Mİ)!
19 Mart 2018
KISA YOLDAN KÖŞEYİ DÖNMEK
13 Mart 2018
Cumhuriyet Tarihimizin Gizli Kahramanları (Tarhana Osman)
06 Mart 2018
Eski Defterleri Karıştırmayın!
01 Mart 2018
Afrin Harekatı ve Strateji
21 Şubat 2018
Vatan da lazım ekmek de
14 Şubat 2018
BÖLGESEL GÜÇ TÜRKİYE
09 Şubat 2018
Mucize mi yoksa Azim ve Başarı mı ?
04 Şubat 2018
EMMANUEL MACRON’A CEVABIMDIR
31 Ocak 2018
AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT(MA)
27 Ocak 2018
BİR ŞEY OLMAZ!
23 Ocak 2018
VEFA
13 Ocak 2018
Güvenlik ve Turizm
04 Ocak 2018
TÜRK OCAĞI ANA KUCAĞI
02 Ocak 2018
SÖMÜRGECİLİK VE TÜRKLER-2
30 Aralık 2017
SÖMÜRGECİLİK VE TÜRKLER - 1
27 Aralık 2017
ŞANTAJ, RÜŞVET, TEHDİT VE SONUÇ HEZİMET
25 Aralık 2017
NE AB, NE ABD, NE NATO TAM BAĞIMSIZ AVRASYA TÜRK BİRLİĞİ
19 Aralık 2017
MUTLULUK MU DEDİN? BİZ MUTLULUĞU ÇOKTAN UNUTTUK
17 Aralık 2017
MESLEK YÜKSEK OKULU MESELESİ, MEMLEKET MESELESİ
12 Aralık 2017
AHLAK DİN VE KUDÜS
08 Aralık 2017
Dunning - Kruger Etkisi ya da Cahil Cesareti
01 Aralık 2017
LEYLA’DAN SONRA
Haber Yazılımı