Yazı Detayı
16 Nisan 2018 - Pazartesi 14:33
 
Neler oluyor, inanılır gibi değil!
Halil Küçükparlak
admin
 
 

Sevgili okurlarım farkında mısınız bilmiyorum ama son günlerde bir takım olayların farkına varılmaya başlandı ülkemizde. Yurdum insanlarının bir kısmına bir şeyler olmaya başladı. Bu olan “bir şeyler” özellikle de gençler arasında yaygınlaşıyormuş.

Bu “bir şeyler”den ne anlatmak istediğime gelince…  Gençler arasında “Deizm!” hızla yayılıyormuş. Yayıldığını ben söylemiyorum. Devletin yetkili ağızlarından söylendi, televizyon haberlerinden de hepimiz duyduk. “Gençler Deizme kaydığı, Deizmin ülkemiz gençleri arasında hızla yayıldığı” konusu Milli Eğitim Müdürlüğünce hazırlanan bir raporda dile getirilmiş.  Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında “İsmet bey sizi buraya alalım” diyerek Milli Eğitim Bakanı’nı kürsüye çağırdı, bakan da koşarak kürsüye gitti. Cumhurbaşkanı “Olmaz böyle şey, inceleyin” dediği duyuldu mikrofonlarda.

Nedir Deizm? İşte sözlüklerdeki anlamı şöyle: Yaradancılık anlamına gelen Deizm, evrenin bir yaratıcı tarafından yaratılıp daha sonra bu yaratıcının insanı kendi başına bıraktığını kabul eden bir felsefi akım ya da inanç biçimidir. Deizm, peygamberleri ve Kutsal kitapları reddeder. Tüm dinleri reddeden ancak tanrının varlığına inanan deizm, peygamber, kutsal kitap, cennet ve cehennem, melek ve şeytan gibi kavramların hiçbirini kabul etmez. Deizme göre mutlak bilgiye ulaşmanın yolu vahiy ve peygamberlerden geçmez. Doğa, bilim ve akla dayanır. Bu inanca göre insan aklı yeterli olduğu için vahiy ve kutsal kitaplara da gerek yoktur.

Başlıkta “İnanılır gibi değil” dememin sebebine gelince. “Dindar bir nesil” yetiştirmek için yola çıkan bir partinin iktidarında bu akımın hızla yaygınlaşmasıdır. Gençler, yani liseli ve üniversiteli gençlerin tamamı gözlerini açıp bir şeyler hatırladıkları andan beri aynı partiyi görüyorlar ama nedense deimze kayıyorlar.

“Yolsuzluklarla mücadele edeceğim” diyerek iktidara gelen ve birçok yolsuzluğun olduğunu hepimizin bildiği son onbeş senede insanı dinden imandan çıkaran birçok olaylar oldu bildiğiniz gibi.

Mesela; Danışman Atılgan Bayar Erdoğan'ı "Halife-i ruyi zemin" yani "bütün yeryüzünün halifesi, hakimi" olarak tanımladı kendisine "biat" ettiğini de açıkça ilan etti.

Mesela; AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, "Başbakana dokunmak ibadettir" dedi.

Mesela; AKP Çorum Milletvekili Murat Yıldırım "Erdoğan ümmetin lideri” dedi.

Mesela; AKP Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser " Biz Başbakanımızın aşığıyız, Başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamber gibidir” dedi.

Ama tüm bunlar yetmemiş demek ki, AKP Düzce Milletvekili Fevai Arslan bütün hepsini geride bırakarak Erdoğan'ı Allah ilan etti. Arslan "Türkiye’nin başında Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider var”.

Tüm bunlar oldu hepimizin gözleri önünde. Bunlar olurken ben birileri çıkıp “Ne yapıyorsunuz? Haddinizi aşmayın! Derhal tüm kamuoyundan özür dileyin. Yağcılığın, yalakalığın da bir sınırı vardır. Bir daha böyle şeyler duymayayım” demesini bekledim. Ama olmadı. Böyle bir ikaz gelmedi.

Yukarıdaki örneklerini verdiğim konuşmaları yapanlar, yani yeryüzündeki bir insanın “Allah’ın vasıflarını taşıdığını” iddia edenler, bizim peygamberimizden sonra bir peygamber gelmeyeceğine olan inancımıza rağmen “adeta ikinci peygamber gibidir” diyenler” kendileri dinden imandan çıktığı gibi onların konuşmalarını dinleyenlerin de imanları ne hale gelir artık ben bilemem onu Diyanet açıklasın.

Sevgili okurlarım, hiç sevmem “Ben demiştim” demeyi ama çevremde tanıdığım insanlar arasında yukarıda örneklerini verdiğim konuşmaları dinledikten sonra “Bunlar Müslümansa ben Müslüman değilim” diyenler vardı. Ama bu kadar yaygınlaştığını, gençler arasında hızla yayıldığını bilmiyordum.

Bu endişe verici duruma derhal bir dur demek gerektiğini düşünüyorum.

Bunun yolunun nasıl olacağını Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılacak çalışmalarla tespit edilir herhalde ama en önemlisi sayın Cumhurbaşkanı etrafındaki danışmanlarına, milletvekillerine, il ve ilçe başkanlarına hemen bir genelge yayınlayarak dillerine sahip çıkmalarını, yağcılık ve yalakalık yapmak için yukarıda örneklerini verdiğim saçmalıklara son vermeleri gerektiğini kesin bir dille ikaz etmeli, bu tip insanları dinden imandan soğutan konuşmaları kesinlikle önlemelidir.

 
Etiketler: Neler, oluyor,, inanılır, gibi, değil!,
Yazarın Diğer Yazıları
17 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Tanrıver’gisi yetenek ve sanatla geçen ömür
14 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Fabrika müdürünün purosu
11 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yepyeni bir dönem
03 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Siyaset ve matematik
01 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah sonumuzu hayır etsin
23 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Emin misiniz, son kararınız mı?
19 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: STAFF METAL YORGUNU
02 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Adaylar meydanlara çıktı
26 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Tutacaksın kulağından!
22 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kınamaktan başka bir şey yapamaz mıyız?
17 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Afedersiniz ama...
12 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Anneler Günü
09 Mayıs 2018
SEVİYE YERLERE DÜŞMÜŞTÜ, ŞİMDİ ÇUKURDA
04 Mayıs 2018
Kuldan utanmıyorsunuz bari Allah’tan korkun!
01 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dokunmayın Paşama
28 Nisan 2018
Halil KÜÇÜKPARLAK'IN Köşe Yazısı: Dokunma bana, dokunurum sana!
25 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: KOMEK’İN OSMANLICISI MI, OSMANLI’NIN KOMEK’İ Mİ?
23 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: ERKEN SEÇİM VE OYUNUN KURALI
19 Nisan 2018
Tüpten çıkmıştı zaten!
14 Nisan 2018
İnsanın gözünün içine baka baka!
12 Nisan 2018
Helal olsun mu?
07 Nisan 2018
Bildiğin konuları yaz Ahmet Efendi!
02 Nisan 2018
ÇİFTLİK BANK’TAN SONRA ÇİFT LİG!
29 Mart 2018
ŞUYUU VE VUKUU
20 Mart 2018
İYİ BAŞLADILAR, DAHA DA İYİ OLACAKLAR!
11 Mart 2018
DÜŞER AMA BU KADAR DA DÜŞMEZ Kİ!
Haber Yazılımı