Yazı Detayı
03 Temmuz 2018 - Salı 15:23
 
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: THESSELANİKİ,BİTOLA,OHRİD,SKOPJE VE DİSCALCULİ
Prof. Dr. Gazi UÇKUN
haber@mavikocaeli.com.tr
 
 

25-30 Haziran Tarihleri arasında Makedonya’nın (yeni  adı  Kuzey Makedonya oldu) Ohrid Şehrinde Batının Doğusu- Doğunun Batısı  Kongresine katıldık. İki adet bildiri sunduk  ve aynı zamanda oturum başkanlığı yaptık. Kongrelerin  iyi tarafı hem farklı üniversitelerden akademisyenlerle tanışma fırsatının olması, hem de farklı ülkeler ve şehirlerin görülmesi. Ayrıca hiç bilmediğimiz ve ilk kez duyduğumuz  yeni  kavramları,  yeni konuları öğreniyor olmak.. Öğrenmenin yaşı  yok sözü çok doğru. Yaş 60’a dayandı ama hala öğrenme süreci  bitmedi. Yazının başlığındaki şehir isimlerini özellikle şimdiki  durumlarıyla belirttim. Ama bizim bildiğimiz isimleri bunlar değil. Sırasıyla Selanik,Manastır,Ohrid,Üsküp.  Kongreye otobüsle gittik ve döndük. Yaş itibariyle zor oldu çünkü neredeyse 20 saatlik yol gidildi ve gelindi.  İyi tarafı ise göre  göre  gitmek, istediğin zaman durulması, gezilmesi.  Selanik’te büyük Atamızın müze haline getirilmiş evini gezdik. Selanik için küçük İzmir derler, evet çok doğru.İzmir  Kordonda geziyormuşçasına kendinizi rahat hissediyorsunuz. Belki de Ata toprakları olduğu için insan kendini ona karnında hissediyor olabilir.

 

Manastır (Bitola)’ da yine Atamızın okuduğu “ Manastır Askeri  İdadisi (Lisesi)’ ne gittik.” Şimdi müze olmuş. Binanın bir bölümü Atatürk, bir bölümü  arkeoloji  müzesi.  Gerek Selanik, gerekse Manastır da insanlar kuyruk olmuş. Türkiye’nin her tarafından kafileler halinde Ulu Önderlerinin geçmişini, yaşadığı  yerleri  görmeye geliyorlar. Ağlayan insanlar gördüm ve anladım ki Atatürk sevgisi bitmiyor, kuşaktan kuşağa geçiyor, aktarılıyor. 80 yaşında amcalar ve teyzeler ile 4-5 yaşlarında çocuklar aynı kuyrukta müzelere girmek için sıra bekliyor.  Kısacası bu sevgi bitmez.  Ohrid ,göl  kenarında kurulmuş ve Türklerinde çokça yaşadığı bir şehir.  Makedonya’nın turistik ve ikinci büyük şehri.  Çarşısı ikiye ayrılmış bir tarafı Türk çarşısı diğer tarafı Hıristiyan çarşısı. Yemek konusunda hiç sıkıntı çekmiyorsunuz çünkü Türklerin  işlettiği lokantalar da aynı bizim yemeklerimiz var. Fiyatlar bize göre daha ehven. Bir porsiyonla iki kişi doyar. Üsküp, Makedonya’nın başkenti.  Heykeller şehri deniyor ama keşke heykellere harcanan parayı biraz alt yapıya, üst yapıya harcasalardı daha iyi olurdu. Çünkü Makedonya’ da bizim 50 yıl önceki yollarımız var. Virajlı, eski  ve dar yollarda gitmek epey zahmetli  ve tehlikeli. Üsküp’te Osmanlı eseri Camilerimiz var. İbadete açık. Cuma vaktine denk geldik ve cami avlusuyla birlikte tıklım tıklım doluydu.

 

Çeşmeler, çarşılar Osmanlı eseri. Mustafa Paşa Camisi 1492’de yapılmış ve dimdik ayakta. İmamıyla konuştuk.  Bize “ Türkiye ‘de Müslüman ve Türk olmak kolay esas zor olan buralarda Türk ve Müslüman olmak, işte biz bunu başarmaya çalışıyoruz onun için bizden uzak durmayın, her zaman gelin, sizi hep yanımızda hissedelim” dedi ve çok da haklıydı. Tetova daha küçük bir şehir. Ohrid ile Üsküp arasında. Gostivar’a komşu.  Bu iki şehirde de Türk ve Müslüman nüfus çoğunlukta.   Tetova’ da Sarı Saltuk’un Harabati Tekkesine uğradık. Şimdi müze olmuş ve herkese açık müze görevlilerden ve içindeki  Bektaşi  tekkesinde gönüllü  olarak bulunan Derviş Baba’dan hem bilgi hem hayat dersi aldık.Ohrid gölünün suyunun boşaldığı Struga’ya gittik.Rehberimiz burada suyun debisinin çok yüksek olduğunu söyledi. Tabi kendisi Erzincan’ın Kemaliyesindeki  suyun debisini  bilmediği için burasını çok sanıyor. Kongrenin sosyal programı yoğundu. Tabi ki bilimsel program daha yoğundu. İki gün boyunca neredeyse her iki saatte bir üç ayrı oturum yapıldı. Naçizane benim başkanı olduğum oturumda “ Discalculi (Diskalkuli diye okunuyor) Öğrenciler” konulu bir bildiri sunuldu.

 

Uludağ Üniversitesinden Hülya Bozyokuş  ve Aytül  Durmaz isimli iki akademisyenin sunduğu bu bildiri hepimizin ilgisini çekti.  Disleksi’yi biliyorduk ama bu kavramı duymamıştık. Daha doğrusu sadece biz değil  neredeyse kimse duymamıştı  veya duysa bile ayrıntısını bilmiyordu.”Discalculi” matematik öğrenme zorluğu demekmiş, ve öğrenciler arasında yaygınmış.  İşin garibi bunu  ne öğretmenler ne de ebeveynler biliyor. Bildiri sunan arkadaşlara sordum.  Pedogojik  formasyon eğitiminde bu konu işeniyor mu? Devletin yaptığı bir istatistik var mı? Kaç öğrencide “ Discalculi” tespit edilmiş? Bunu aşmak için neler yapılmalı? Cevaplar beni hayal kırıklığına uğrattı. Öğretmenlik yapacak insanlara verilen eğitimlerde böyle bir konu işlenmiyor. Devletin istatistiği yok. Kaç öğrenci bu zorluğu yaşıyor bilinmiyor. Yani ülkedeki otomobil sayısını, koyun-keçi sayısını, köprü sayısını vs. biliyoruz ama çocuklarımızın yaşadığı bir sorun olan “Discalculi” yi bilmiyoruz. Bildiri sahibi akademisyenleri tebrik ettim ve bu bildirinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından mercek altına alınmasını tavsiye ettim.

 

Umarım bir gören, bir duyan olur ve bu arkadaşlara nedir bu konu diye sorulur. Kongrelerle ilgili de bir eleştiri yapmak istiyorum. Kongrelerde bildiri sunuluyor ama bu sunulan bildirilerin ülkeye, topluma katkısı nedir?  Neyi  çözüyor  veya hangi sorunu ortaya çıkarıyor? Kim okuyor? Kim faydalanıyor? Yoksa sadece  iş  olsun diye, kongre yapmış olmak için mi yapılıyor ve iş ticarete mi dökülmüş? Bütün bunların masaya yatırılması, katkısı olmayan kongrelerin elenmesinin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Bakıyorsunuz  birileri  kongre  düzenliyor ama esas işlerini yapmıyorlar, dersle, öğrenciyle ilgilenmiyorlar.  Akademik teşvik alacağım diye bütün enerjisini  buna harcamaya başlamış çok kişi var. Bana sorarsanız teşvik işini hemen kaldırırım. Akademik personelin maaşına herkese eşit şekilde bir iyileştirme yaparım ve görev süresi uzatmalarında katı biçimde yayın şartı getiririm. İşte o zaman herkesi çalışmaya teşvik etmiş olurum.

 

Hoşçakalın

 
Etiketler: Prof., Dr., Gazi, Uçkun'un, Köşe, Yazısı:, THESSELANİKİ,BİTOLA,OHRİD,SKOPJE, , VE, , DİSCALCULİ,
Yazarın Diğer Yazıları
21 Eylül 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: TÜRKKÜM-2018
12 Eylül 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: BİRAZDA GURURLANALIM
03 Eylül 2018
Gazi Uçkun!un Köşe Yazısı: Ayakta Kalmanın İlk Şartı Borca Karşı Durmak
20 Ağustos 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: İnsan yaşamındaki önemli eşikler
18 Ağustos 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Borç Yiyen Kesesinden Yer
03 Ağustos 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK
29 Temmuz 2018
Prof. Dr Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ATATÜRK’ÜN ÇAĞDAŞLIK SAVAŞI
14 Temmuz 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Türk Milleti Bu Mu?
14 Haziran 2018
Prof. Dr. C. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Enseyi Karartmayın Başarılı Bir Gençlik Geliyor
02 Haziran 2018
Prof. Dr. C. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Adil Olmayan Bir Yarış
22 Mayıs 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Değneksiz Köyün Kuduz Köpekleri
12 Mayıs 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Geleceğimiz Üniversiteler (mi) !
04 Mayıs 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı
20 Nisan 2018
Beşikten Mezara kadar borçluyuz!
19 Nisan 2018
BEŞİKTEN MEZARA KADAR BORÇLUYUZ!
17 Nisan 2018
ÇOCUKLAR ÖLMESİN ŞEKERDE YİYEBİLSİNLER
10 Nisan 2018
BENDEN SONRASI TUFAN
04 Nisan 2018
Vicdanını Yitirmiş Bir Dünyadan Başka Nedir ki Cehennem?
29 Mart 2018
ÇANAKKELE’NİN ARDINDAN
29 Mart 2018
İŞ GÜVENLİĞİ (Mİ)!
19 Mart 2018
KISA YOLDAN KÖŞEYİ DÖNMEK
13 Mart 2018
Cumhuriyet Tarihimizin Gizli Kahramanları (Tarhana Osman)
06 Mart 2018
Eski Defterleri Karıştırmayın!
01 Mart 2018
Afrin Harekatı ve Strateji
21 Şubat 2018
Vatan da lazım ekmek de
14 Şubat 2018
BÖLGESEL GÜÇ TÜRKİYE
09 Şubat 2018
Mucize mi yoksa Azim ve Başarı mı ?
04 Şubat 2018
EMMANUEL MACRON’A CEVABIMDIR
31 Ocak 2018
AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT(MA)
27 Ocak 2018
BİR ŞEY OLMAZ!
23 Ocak 2018
VEFA
13 Ocak 2018
Güvenlik ve Turizm
09 Ocak 2018
İKİ ÇINAR GÖĞE ERDİ
04 Ocak 2018
TÜRK OCAĞI ANA KUCAĞI
02 Ocak 2018
SÖMÜRGECİLİK VE TÜRKLER-2
30 Aralık 2017
SÖMÜRGECİLİK VE TÜRKLER - 1
27 Aralık 2017
ŞANTAJ, RÜŞVET, TEHDİT VE SONUÇ HEZİMET
25 Aralık 2017
NE AB, NE ABD, NE NATO TAM BAĞIMSIZ AVRASYA TÜRK BİRLİĞİ
19 Aralık 2017
MUTLULUK MU DEDİN? BİZ MUTLULUĞU ÇOKTAN UNUTTUK
17 Aralık 2017
MESLEK YÜKSEK OKULU MESELESİ, MEMLEKET MESELESİ
12 Aralık 2017
AHLAK DİN VE KUDÜS
08 Aralık 2017
Dunning - Kruger Etkisi ya da Cahil Cesareti
01 Aralık 2017
LEYLA’DAN SONRA
Haber Yazılımı