HABER AKIŞI

ROZET KAMPANYASI BAŞLADI; 3 TAK 1 ÖDE

 Tarih: 06-08-2017 15:01:52
İlker AKŞİT

Allah’a şükür, bugünleri de gördük.

Şu sıcak Ağustos günlerinde, siyaset yeniden hareketlendi.

Yıllardan beri gazetecilik yapan bir kardeşiniz olarak “tek kale” maçtan çok sıkılmıştım.

Çünkü 2002’den beri, iktidar yarışta tek başınaydı.

Ne verirse gidiyordu.

İktidar, Şampiyonlar Ligi’nde top oynarken…

Karşısındaki rakipler, Amatör Lig’de mücadele ediyordu.
Maç tatsız, tuzsuzdu.

Her oyunun galibi belliydi.
Rakipler, kaybede kaybede “kevgire” dönmüştü.

Şimdi, biraz olsun hareket var.
Mesela bizim milliyetçiler, bu aralar maşallah kıpır kıpır.

İstifalar, rozet takma törenleri gırla gidiyor.

İşin açıkçası, ben bu “yeni partililere” rozet takma işlerini çok samimi bulmuyorum.

Hatta af edersiniz ama biraz “trajikomik” buluyorum.

BİM’in, A 101’in “3 al, 1 öde” şeklinde kampanyalarına benzetiyorum.

MHP İl Başkanı, geçenlerde “yeni üyelere” rozet takmış.

Hatta AK Parti’den transfer yaptığını bile söylemiş.

Ben inandırıcı bulmuyorum.
Bizim gazeteciler maalesef önüne geleni yazıyor ve haber yapıyor.

Hiçbir meslektaşımı eleştirmiyorum, ağustos ayında hepimize haber lazım biliyorum ama…

Yeni üye oldukları nereden belli?

Partiye katıldıklarını nereden biliyoruz?

Açık konuşmak gerekirse sadece ben değil, kent kamuoyu da inandırıcı bulmuyor.
Bu arada yeri gelmişken, “ücretsiz danışmanlık” yapıp…

 Yeni “rozet kampanyası” yapmak isteyenlere birkaç öneride bulunmak istiyorum.

Ses getirecek bir kampanya yapmak için yapılacaklar belli.

Bence “yeni üye” falan aramaya gerek yok.

Mevcut üyelerden, biraz arka planda kalmış olanlar seçilebilir.

Onlara yeniden rozet takılabilir.
Hatta güneş görmüş, rengi solan ve eskiyen rozetler yenilenebilir.

Ya da şöyle yaparız…

Gömleğin sağ tarafındaki rozeti alıp, sol tarafa takarız.  
Gazetecilere haber veririz.

Objektiflerin karşısına geçip, poz veririz.

Okkalı bir açıklamanın ardından, ertesi gün haber yapılır.

Böylelikle bir rozet töreninin daha sonuna gelmiş oluruz.

Öyle değil mi?

 

 

“KEŞKE BUNU YAZSAYDIN YA”

 

Bu aralar en çok duyduğum cümle, başlıkta okuduğunuz…

Geçen gün, bir ağabeyim ve meslek büyüğüm aradı.

“Birinci sayfanızda, kimsenin yazmadığı bir habere yer vermişsiniz” dedi.
Bizim “Türkiye Gündemi” köşesinden bahsediyor.
Hakikaten, kimsenin yapmadığı bir şeyi yapıyoruz.

Okuyucularımızı sadece yerel gündemden değil…

Türkiye ve dünya gündeminden de haberdar ediyoruz.

İşte tam o köşede, Sayın Başbakan’ın ekonomiyle ilgili sözlerine yer verilmiş.
Başbakanımız, mealen “yaz ayları geçtikten sonra, sonbaharla birlikte ilk işimiz ekonomiye odaklanmak” demiş.
Ağabeyim dedi ki…

“İlker, ekonominin yazı kışı mı olur?”

“Eve yazın da, kışın da ekmek götürmek zorundasın”

“Ekonomi bir dakika beklemez”.

“Senden bunları yazmanı beklerdim”

Uzun süren telefon konuşması bitti.

Telefonu kapatırken…

Haklısın ağabey dedim.

Yazmam lazımdı. 

 

 

BİZ Mİ SORAMADIK, SEN Mİ ANLATAMADIN?

 

Arsa ve bina vergileri için belirlenen metrekare birim değerleri herkesi isyan ettirecek noktaya geldi.

Belediye, Ticaret Odası, muhtarlık, tapu ve vergi daireleri temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından belirlenen rakamlar, dudak uçuklatıyor.

Evi, arsası, arazisi olan herkes, bu aralar feryat figan!

İşin tuhaf tarafı, bu konuda kimseden çıt çıkmıyor.

Bizim gazete de dahil olmak üzere, medyanın da bu olayı anlayabildiğini düşünmüyorum.

Anlayamadık ki, anlatalım.

Aslında bütün gazeteler olarak, saçma sapan haberleri bırakıp bu konuya eğilmemiz gerekiyor.

Bilmem kim, kime rozet taktı.

Bilmem kim, kimi ziyaret etti.
Tarzı haberleri bırakıp, bu büyük mağduriyeti analiz edebilmeliyiz.

Sonra da ne olduğunu, neden olduğunu “rafine” bir şekilde okuyucuya anlatmalıyız.

Biz bunun için bir adım attık ve muhabir arkadaşımızı Kocaeli Emlakçılar Odası Başkanı Ahmet Pekin’in yanına gönderdik.

Sayın başkanın açıklamalarını, ben de sizin gibi gazeteden okudum.
Yeni belirlenen oranlarla ilgili, neredeyse tek satır bir eleştiri getirmemiş.

“Kocaeli’nin her yeri altın gibi” deyip, işin içinden çıkmış.

Yeni emlak bedelleri, bir süre sonra askıdan inecek.

İtiraz olmazsa, belediye meclislerinde de aynı şekilde kabul edilecek.

Mart ayı geldiğinde ödeme yapmak için vergi dairesine gittiğinizde, en hafif tabirle “bağıracaksınız”

Hem de avazınız çıktığı kadar…

Bizim Emlakçılar Odası Başkanı, bu konuyla ilgili hiçbir şey söylememiş.
Herhalde biz doğru soruyu soramadık diyorum.

Kusur bizde diye düşünüyorum…

 

BU KONUDA KONUŞACAK BİRİ VAR MI?

 

Emlak vergisi, hepimizin bildiği gibi “doğal olarak” her dönem, “yarı oranında” artıyor.

Ama bu sefer çok olağanüstü artışlar var.

Bazı bölgelerde yüzde 90’lara varan artış olduğu söyleniyor.

Bu rakamlar herkesi korkutuyor ve ürkütüyor ama dediğim gibi konuyu daha kimse tam olarak anlayamadı.
Peki, bu meselede konuşacak…
Ne olduğunu, neden olduğunu anlatabilecek biri var mı?

Varsa, Allah için ses versin.
Gelelim, röportaj yapalım.

 

 

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yukarı