HABER AKIŞI

HASTANEDE KAZIKLANIYOR MUYUZ?

 Tarih: 09-08-2017 16:32:36
İlker AKŞİT

Özel hastanelerden hizmet alan vatandaş sayısı her geçen gün artıyor.

Herkes, hepimiz bir şekilde bu hastanelere gidiyoruz.

Özellikle SGK ile yapılan anlaşmaların ardından, hepsinin hasta sayısı ciddi oranda arttı.

Özel sağlık sigortası olanlar da, SSK ve ya BAĞ-KUR'lular da ücretin belli yüzdesini ödeyerek hemen her özel hastanede tedavi olabiliyor.

Ancak bu sistemde, yanlış giden şeyler de var.

Hem de öyle böyle değil.

Büyük yanlışlar.  

Son günlerde çok fazla duyduğum bir şey var.

Vatandaşta, "acaba özel hastanede kazıklanıyor muyum, para kazanmak için gereksiz tetkik mi yapılıyor?" endişesi giderek artıyor.

Gereksiz ameliyatlara varan vakalar, maalesef bazı özel hastanelerle ilgili önyargıları besliyor.

Elbette işini doğru düzgün yapan özel hastaneleri ve doktorları tenzih ediyorum.

Kimseyi hedef gösterme ve töhmet altında bırakma gibi bir amacım yok.

Sadece hastalarla da konuşmuyorum.
Geçtiğimiz günlerde, anlı şanlı bir özel hastanede görev yapan, bütün kentin tanıdığı bir doktorla beraberdim.

Öyle şeyler anlattı ki, tüylerim diken diken oldu.

Bazı özel hastanelerin “daha çok kazanmak” için, doktorları “gereksiz” yere uygulama yapmaya zorladıkları konuşuluyor.

Sağlık personelinin, hastayı tetkik yapmak için sıkıştırdığı iddia ediliyor.
Hatta bazı yöneticiler, hastanede çalıştırdıkları doktorlara “bugün ne kadar tetkik istedin, kaç film çektirdin” gibi sorular soruyormuş.

Olmaz.
Bu iş, böyle gitmez.

Özel hastanelerde yapılan tetkiklere ve uygulamalara bir çeki düzen getirilmeli.

Özel hastanelerde görev yapan doktorlar, ticari baskı altında çalışmaktan kurtarılmalı.

Sırf daha çok para kazanma kaygısıyla, insanlar gereksiz işlemlere maruz bırakılmamalı.

Ortaya konuşuyorum; isteyen zerine alınan alınsın

İnsan sağlığı üzerinden yapılan ticari hesaplara bir son verin.

Gereksiz tetkiklerle kimseyi meşgul etmeyin.
Ne hastayı, ne de devleti kazıklamaya kalkmayın.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenler…

Devletini, milletini kazıklayanlar…

Günün birinde bunun çok ağır bir faturası olacağını unutmasınlar!

Bu sahtekarlığın bir bedeli olur.

Hesap günü gelir.

İşte o gün geldiğinde, bu sahtekarlar ne yapacak?

 

ŞAHİN TALUS MESELESİ

 

AK Parti, halen Türkiye’nin en tartışmasız en büyük ve en güçlü siyasal hareketi.

Bunun aksini iddia edecek olan var mı?
Böyle yazdım diye kızanlar, köpürenler olursa birkaç gün önce yapılan kamuoyu araştırma sonuçlarına baksınlar.
AK Parti’nin hala, birinci sırada olduğunu…
Tartışmasız, açık ara farkla, en yakın rakiplerini katladığını…

Görecekler.

Kızsalar da köpürseler de görecekler.

16’ncı yılını kutlamaya hazırlanan, yıllardır milletin hizmetinde olan AK Parti; diğer siyasi partilerden çok farklı bir oluşum.

Diğer partilere hiç benzemeyen özellikleri olan “kale” gibi bir yapı.

AK Parti’de fitne kazanına odun taşıyanlar, o kazanda kendileri yanar.

Örnekleri çok…

Siyaset mezarlığı, bunlarla dolu.

Klişe ama çok doğru bir söz; “AK Parti’de kol kırılır, yen içinde kalır”

Parti içi tartışmalar, asla su yüzüne çıkmaz.

Medyanın, gazetecinin çok fazla haberi olmaz.
Bütün bu gerçekler önümüzde dururken, bir süredir Başiskele’de farklı bir gündem var.

AK Parti’nin bu şehirde en güçlü olduğu yerde…

Gündem elbette biraz farklı oluyor.

Kamuoyunda konuşulan, parti içindeki kulislerin dışına taşan ve 7 yıldızlı kentin sokaklarında söylenenlere göre…

AK Parti Başiskele İlçe Başkanı Şahin Talus, yine bölgede güçlü ailenin ferdi olan Vedat Tuncay’a “yeni dönemde görev almak istemiyorum, ilçe başkanımız sen ol” dedi.

Sonra da vazgeçti.

Bu durum, parti içinde farklı hareketlenmelere neden oldu.
Dediğim gibi, bizim AK Parti içinde yaşanan “parti içi meselelere” girmemiz mümkün değil.
Bu, bizim ilgi alanımız da değil.
Ancak ayyuka çıkan şeyler var.
Bizzat, uzun bir süredir “medyada bunların yer alması” için yapılan “tazyikler” ve “bilgilendirmeler” var.

Bunların sorumlusu da biz değiliz.

Sürekli bir bilgi akışı geliyor diye, her şeyi yazacak da değiliz.

Kimsenin manüplasyonuna

Ondan sonra, birkaç gün önce ben bu iddiaları bizzat Dr. Şahin Talus’a sordum.

Şahin Hoca da asla böyle bir şey yok dedi.
Bunları da gazetemizde yazdık.

Ancak karşı tarafın da bazı iddiaları var.

Yaşandı denilen şeyler var.

Onlara da yukarıda yer verdim.

Durum budur.

 

CHP DEDİKODULARI


CHP’den son dedikoduları, son kulisleri doğrudan takdim ediyorum.

Adalet Yürüyüşü’nden sonra, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına rakip çıkması beklenmiyor.

Yani önümüzdeki aylarda yapılacak kurultayda Kemal Bey, “tek adam”…

Levent Gök aday olmayacakmış, Haydar Akar grup başkanvekili olabilir diyorlar.

Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, bir daha milletvekilliğine aday olmayı düşünmüyormuş.

Ancak Tahsin Bey’in, Erdoğan Toprak ile yakın ilişkisi nedeniyle yeni dönemde “belirleyici” pozisyonda olması sürpriz değil yorumları yapılıyor.

İl Başkanlığı isteyen Mehmet Ümit Küçükkaya’nın genel merkez tarafından “muhalif” diye damgalanması an meselesi, diyenlerin sayısı artıyor.

 

 

--

BAKALIM, BU ÇUKUR

NE ZAMAN KAPANACAK?

 

İSU, yaklaşık 10 gün önce gazetemizin merkez ofisinin olduğu yerde bir altyapı çalışması yaptı.

Gazetemiz…

Başiskele Barbaros Mahallesi Atatürk Caddesi Encümen Sokak’ta bulunuyor.

Çalışma tam önümüzde yapıldı.
İSU taşeronları, işini bitirip gitti.

Arkalarında kocaman bir çukur bıraktılar.

Hem de öyle böyle değil, büyük bir çukur.

Lastik patlatır.

Teker indirir.

10 gündür kimsenin umurunda değil ama bakalım, bu çukur ne zaman kapanacak?
Ya da kapanacak mı?

Merakla bekliyorum.

 

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yukarı