HABER AKIŞI

MİNİBÜSÇÜ ŞAMAR OĞLANI OLDU

 Tarih: 13-08-2017 12:26:19
İlker AKŞİT

 

Minibüsçüler, bu şehirde bizim yıllarca kahrımızı çektiler.

Çok zor bir iş yapıyorlar.

Benim diyen insanın katlanamayacağı kadar stres altında çalışıyorlar.

Gece gündüz, bu şehrin dayanılmaz trafiğinde direksiyon sallamak kolay iş değildir.

Bütün bunlar olurken, minibüsçü esnafına demediğimizi bırakmıyoruz.

Minibüsçüye gelen vuruyor, giden vuruyor.

Özür dilerim ama minibüsçü, bu şehirde adeta şamar oğlanı oldu.

Önüne gelenin vurduğu, kolay lokma haline geldiler.

Minibüsçüler, İzmit’in evladıdır.

Bu şehrin çocuklarıdır.

Hiçbir dönemde bu kadar yalnız ve sahipsiz kalmadılar.

Şimdi kitabın ortasından gideyim.

Aslında minibüsçüler güçlü bir lobidir, örgütlüdür ama ortada ne bir dernek ne de doğru düzgün bir örgütleri kaldı.

Otobüsçüler Odası Başkanı Mustafa Kurt, dünya ahiret ağabeyimdir.

Kendisini insan olarak severim.

Ama bu işlerde çok yoruldu.

Kaç yıldır bu işin başında bilmiyorum.

“Metal yorgunluğu” diye bir şey varsa Mustafa Kurt tam bir “metal yorgunudur”.

Hiçbir şeye sesini çıkarmıyor.

Hatta çıtını çıkarmıyor.

Tek yaptığı haftada bir gün İsmet Çiğit Ağabeye gidip dert anlatmak.

Mustafa Kurt, görevini daha genç ve daha enerjik birine bırakmalıdır.

Diğer oda başkanı da öyle yapmalıdır.

İstifa müessesini çalıştırmalıdırlar.

İstifa sadece siyasiler için geçerli bir kurum değildir.

Yorulan, bunalan, başında bulunduğu kurumu iyi yönetemeyen herkes için geçerlidir.

“Metal yorgunları”, hangi kurumda olursa olsun bırakıp gitmelidir!

Mustafa Kurt’un veda etme zamanının geldiğini düşünüyorum.

Minibüsçüler toplansın ve aralarından genç, delifişek bir yeni başkan çıkarsınlar.

Yoksa bu devran böyle gider bilmiş olun…

 

 

HAKLISIN BAŞKANIM HAKLISIN

 

Büyükşehir Belediyesi'nin istihdam seferberliği kapsamında başlattığı KO-MEK forklift kursu, ilk mezunlarını geçen hafta verdi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, buradaki törende çarpıcı bir konuşma yaptı.

"Gebze'de işsizlik diye bir şey yok, iş beğenmeme var" dedi

Kızılca kıyamet koptu.

Birileri sayın başkana demediklerini bırakmadılar.

İbrahim Karaosmanoğlu sonuna kadar haklıdır.

Doğru söylemektedir.

Yine kızanlar olacak ama umurumda değil.

Kitabın ortasından konuşmaya devam edeceğim.

“Türkiye’de işsizlik var”, 100 Büyük Solcu Yalanı’ndan biridir.

Türkiye’de işsizlik var mıdır?

Vardır.

Ama İŞKUR’da 2 milyondan fazla iş ilanı da vardır.

İşçi arayıp da bulamayan firmalar da vardır.

Eğri oturup doğru konuşalım.

Türkiye’nin işsizlikten daha büyük ve daha önemli bir sorunu daha vardır; iş beğenmeme…

Çalıştığı işyerinde, doğru düzgün çalışmama.

İşine sahip çıkmamama.

İşine erken gelmeme.

İşten kaytarma.

İşine ihanet etme.

Bunlar Türkiye’nin en az işsizlik kadar büyük sorunlarıdır.

Hatta işsizlikten önce çözülmesi gereken sorunlarıdır.

Tembellik, miskinlik, uyuşukluk; işsizlikten daha önemli sorunlarımız değil midir?

Solculuk edebiyatı yapanlar, size bunları söylemezler.

Niye?

Çünkü ortada doğru düzgün, ahlaklı solcu kalmadı da ondan.

Onlar sesini kesti ve oturuyor.

Ortalıkta solcuyum diye dolaşanlar, sesi çok çıkan ve boş boş konuşan ahmaklar.

Hepsi bu.

 

 

ZİRVEYE TIRMANAN BİR ADAM; ERHAN GÜLERYÜZ

 

Mavi Kocaeli, yeni yayın dönemini beklemeden muhteşem projelerle karşınıza çıkmaya devam ediyor.

Bugün ilkini okuyacağını röportaj dizimiz “zirvedekiler” başlıyor.

Nurdan Akbaş imzasıyla başlayan röportajların tiryakisi olacağınıza eminim.

Nurdan da bu şehirde “bir röportaj markası” yaratacak.

İlk konuğumuz; tırnaklarıyla kazıya kazıya zirveye çıkan bir adam.

Erhan Güleryüz…

Erhan Bey, bu şehirde hep güzel işler yaptı.

Yeni markalar yarattı.

Başiskele’nin sırtlarında yeni bir şehir kurdu.

Çarşı Yapı ile yatırımcısına kazandırdı.

Kendisinden konut alanlar, hep kazançlı çıktı.

Erhan Güleryüz, birçok genç için örnek bir başarı öyküsüdür.

Zirveye nasıl çıktığını…

Ne zorluklara göğüs gerdiğini…

Okuyup, örnek almak gerekir.

Geçtiğimiz günlerde Çarşı Yapı’daki ofisinde ziyaret ettiğimiz Erhan Güleryüz’ün başarı öyküsünü bizzat kendisinden dinledik.

Bir adam nasıl başarmış?

Cevabı bugünkü gazetenizde.

 

PARDON? ÖLENE KADAR MI ÇALIŞACAKLARDI!

 

KESK böyle buyurdu: “belediye çalışanları emekliliğe zorlanıyor”.

Ya ne olacaktı?

Ölene kadar belediyede mi çalışacaklardı?

Emekliliği gelen elbette gidecek.

20 yıl bir kurumda çalışan insan, elbette sırası gelince yerini yeni çalışma arkadaşlarına bırakacak.

Yoksa belediyelerimizdeki hantallık nasıl bitecek söyler misiniz?

Milyonlarca genç insan sırada işe girmek için bekliyor ama bizim KESK’liler gitmek istemedikleri için işe giremeyecekler öyle mi?

Arkadaşlar, dostlar, ağabeyler...

Belediye çalışanları, belediyenin tapusuna sahip değillerdir.

Emekli olmak istemeyenler…

Mağdur edilmeden, yeri ve zamanı geldiyse emekli edilmelidir.

Ötesi boş muhabbettir.

Gereksiz laf kalabalığıdır.

Türkiye’nin ve Kocaeli’nin boş laflarla kaybedecek zamanı yok.

Kimse bedavadan boş boş konuşmasın.

Herkes işine baksın.

 

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yukarı