HABER AKIŞI

HZ. ALİ’DEN DEVLET YÖNETİCİLERİNE ÖĞÜTLER

 Tarih: 21-07-2017 17:02:11
Nazmi ÖZ

   Allah’ın Aslan’ı, ilim beldesinin kapısı, Raşit Halifelerin sonuncusu Hazreti Ali ( r.a.), devlet yöneticilerine paha biçilmez öğütlerde bulunmuştur. Bu öğütler, devleti yönetenlere de büyük bir ders niteliğindedir.

  Hazreti Ali, Mısır’a vali olarak tayin ettiği Malik bin El-Haris El Eşter’e şöyle bir emirname yazmıştır;

  “ Ey Malik! Seni öyle bir memlekete gönderdiğimi bil ki: Orada senden evvel adalet veya zulmetmiş nice devlet adamları gelip geçmiştir. Sen vaktiyle nasıl evvelki valilerin icraatını gözden geçiriyorsan halk da şimdi senin icraatını öylece gözetecektir. O zaman senin onlar hakkında söylediklerini halk da şimdi senin hakkında söyleyecek. Kimlerin Salih olup olmadığını ancak, Allah’ın kendi kullarının dilinden söylettiği sözlerle anlaşılır. Onun için biriktireceğin en güzel azık iyiliğe yönelik işlerin olsun.

  

   Heva ve heveslerine hâkim ol. Sana helal olmayan hususlarda nefsine uyma. Zira gerek hoşlandığı, gerek istemediği şeylerde nefse uymamak, hakikatte nefsinden intikam almaktır…

   Halka sevgi ve merhamet besle.

 

“Onları Affet, Onlara Zulmetme, Eziyet Etme!”

   İdare edilene karşı, merhamet, sevgi ve iyi muamele ile kalbini doldur! Sakın onlara karşı ganimet yiyici aslan kesilme! Onlar iki sınıftır. Ya senin din kardeşin, ya da senin gibi insan…

     İnsan olduklarından hata edebilirler; İlletleri (kusurları) de olabilir. İsteyerek kötülükte edebilirler. Allah’tan af ve müsamaha dilediğin gibi onları affet… Sen onlara hâkimsin… Senin üzerinde emirlik var… Emirlerin üzerinde de Allah- Azze ve Celle vardır ki; O seni halkı idareye memur etti.

     Şeriata karşı olma, zulüm ve eziyete meylet me! Sonra intikama uğrar isen kendini müdafaaya imkân bulamazsın… Allah’ın af ve merhametinden müstağni değilsin!

      Alçak gönüllü ve ölçülü ol.

“Halkın Sana İtaate Mecbur Olduğunu İddia Etme!”

      Affedersen pişman olma! Sana itaate mecbur olduklarını iddia etme! Bu, kalbe fesat, dine zayıflık verir. İnsanı gurura yaklaştırır…

     Makamın sana kibir ve ululuk verirse; Allah’ın kudretini, gücün yetmeyeceği şeylerde O’nun gücünü gözünün önüne al ki, yükseklerde gezen gözlerin gerçek sırrına çekilsin! Öfken sükûnet bulsun! Aklın yerine gelsin!

     Allah’ın büyüklüğünü taklide sakın kalkışma! Allah her cebir ediciyi (zorbayı)zelil, her büyükleneni hakir eder, aşağılar.

   “Allah’a ve Allah’ın Kullarına Karşı Adaletten Kat’iyyen Ayrılma!”

     Kendin hakkında, ,sana yakınlığı olanlar hakkında, tebaan arasında kendilerine meyil beslediklerin hakkında; Allah’a ve Allah’ın kullarına karşı adaletten kat’iyyen ayrılma. Eğer böyle yapmaz isen zulmetmiş olursun. Allah kullarına zulmedenlere düşman olur! Hasmı Allah olanın delili batıl olur. Zulmüne tövbe edinceye kadar Allah düşmanlığı kalkmaz. Zulümde devam kadar Allah nimetlerini bozucu, öfkesini ta’cil (çabuklaştırıcı) edici hiçbir şey yoktur… Zira Cenab-ı Hak zulüm altında inleyenlerin beddualarını işitir; Zalimleri ise gözetleyip durur.

     Sence en uygun rağbet edilecek hareket, idare ettiklerinin kötülüklerine karşı hakta en itidalli, adalette en şümullü( geniş kapsamlı) olmandır.

   Ne mutlu bu öğütlere uyan idarecilere…

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yukarı